TAKİP ET
Abdullah Aymaz

Abdullah Aymaz

Masal cafe, masal terapi

Daha önceki yazılardan hatırlayacaksınız. New York’ta bulunan bir iş yerinden ve sahibinden bahsetmiştim… Salahaddin Bey dört yaşında annesinden yetim ve on yaşlarında da babasından öksüz kalmış. Ama küçük yaşta babasından aldığı dürüstlük öğütleriyle büyümüş; çalışarak okumuş.

Şimdilerde zararlı müesseseler gibi muamele gören Türkiye’deki Üniversite hazırlık dersanelerinde  yetişmiş. Kader onu Amerika’ya getirmiş ve girişimci ruhu ile hareket edinceyine  kader yoluna su serpmiş ve güzel bir iş yeri sahibi olmuş. Bu içkisiz lokantaya baştan müşterilerden ve çevreden tepkiler olmuş. “Mümkün değil, sen bu müesseseyi, içki satmadan ayakta tutamazsın, burası Amerika!..” diyenler çıkmış, o hiç kimseyi dinlememiş; “Allah bana haramdan kazanç vermesin.” deyip  yoluna devam etmiş. Onunla beraber yola çıkıp içki satan bazıları dükkanlarını çoktan kapatmış  ama o, hem yeni yerler açarak hem müşterilerini çoğaltarak kazancına kazançlar katmış Allah’ın lütfuyla…

Geçenlerde kendisiyle karşılaştık “Masal daha hala kocaman bir roman olamadı mı?” diye takıldım. “Elhamdülillah durumumuz çok iyi!..  Her dinde, her ırktan insanlar geliyor… Dünyanın değişik ülkelerinde bizim Türk Okullarından mezun olup Amerika’da bulunan, tahsiline devam eden veya iş sahibi gençler de takılıyorlar. Duvarlardaki İstanbul resimlerinden ve Türkiye’deki diğer tarihi yerlerin görüntülerinden dolayı bize sorular soruyorlar, böylece onlarla tanışıyoruz, akraba gibi dostluklar kuruyoruz. Eskiden itiraz eden bazı müşteriler, “İyi direndiniz… Bak ne güzel sohbetler ediyoruz… Kavgasız, gürültüsüz candan dostluklar kuruyoruz… Sanki buraya gelince terapi oluyoruz… Eğer içkili olsaydı, sesini yükseltenler, şuurunu kaybedip yanlış davranışlarda bulunanlar olacak ve hepimizin rahatı bozulacaktı”, diyorlar. Burada iftarlar verildiği ve Nuh Tufanını hatırlatan aşure programları olduğu için diğer din mensupları da kendilerinin bazı yemekli organize ve programlarını burada yapıyorlar.” dedi.

Masal Terapi isimli kitabın yazarı J. Malika Liberman Hanımefendi, bütün kültürlerden süzülüp gelen menkıbe ve masalları,  yeniden câzip bir üslupla yazarak güzel bir eser meydana getirmiş… Her milletten ve inançtan insan o kitapta kendinden bir parça bulabilir. Salahaddin Beyin yerine olsam, çeşitli dillere tercüme edilmiş bu Masal Terapi kitabını Masal Cafe’nin masalları üzerine veya kitaplığına dizerim… Herkes anladığı dilden alıp okusun…

Bu arada bazan, “Biz Avrupa’da / Amerika’da lokanta açacağız ama, içkisiz, domuzun eti olmadan ayakta durmamız mümkün değil” deyip bu mazaretle fetva isteyenlere de ibret olarak  Masal Cafe örneğini gösteriyoruz.

Üstad Hazretleri de “Helal daire keyfe kâfidir; harama girmeye ihtiyaç yok” demiyor mu? Haramdan kime hayır gelmiş ki… Ne diye helâl ve doğru ortadayken, haram ve yanlış yollara başvuruluyor ki…Helal

24.07.2016 22:54