TAKİP ET
Abdullah Aymaz

Abdullah Aymaz

İmam, rahip ve haham…

NJTV Stüdyosunda bir panele davet edildik. Silahlar, siyahilere yapılanlar ve seçimler üzerine bir imam, bir Hıristiyan din adamı, bir Haham konuşma yapacaktı.

İmam W. Deen Shareef, Warısüddin Mescidinde görevli. Daha önce, ekonomi ve konut geliştirme departmanında, lojistik ve endüstriyel fırsatlar direktörü olarak bulunmuş. Belediye başkanına danışman olmuş. Bizdeki “Kimse Yok Mu?” gibi yardım kuruluşlarında çalışmış… Hatta insanlara öğretmek için Belediyeden yer tahsis ettirerek geri kalmış muhitlerde yerleri imar etme ve sadece doğal ürünler yetiştirme konusunda öncülük etmiş…

Hristiyan din adamı, Mark Becktwith, Newark’ın Episkoposu. Kendisi “Silahlara Karşı Birleşelim” örgütünün kurucularından. New Jersey’de Eyalet çapında Kültürlerarası Diyaloğun yönetim kurulunda… Ayrıca evsizler için mutfak ve çorba programları organize ediyor…

Haham Mattew Gewirts, Musevi dini teşkilatlarda üst seviyede ikinci derecede görevlerde bulunuyor. Kendisinin sosyal problemlere çözüm üzerine gayretleri var. “Dertlenmenin Hediyesi” isimli bir kitap yazarak “Acının peşinden barışın gelişi ve hayatın yenilenmesi” üzerine görüşlerini belirtmiş…

Programı moderatör olarak meşhur spiker Mary Alice Williams idare ediyor… Bu programın bizim gibi misafirleride ekseriyetle gazetecilerden, yazarlardan, artistlerden, bilim adamlarından, sporculardan ve siyasilerden oluşuyor ve özel davetle programa alınıyorlar.

Ayda bir yapılan bu programda ulusal problemler, bölge ile ilgili meseleler ve halktan alınan sorular ele alınıyor. Son otuz saniyede her din adamı bir dua, bir temennide bulunup program kapatılıyor.

İlk söz kendisine verilen İmam W. Deen Shareef, İslamiyete göre “insanı”, çok güzel anlattı ve çok alkış aldı. Başından geçen bir olayı misal vererek yapılan yanlışlıklara ışık tuttu.

Bishop Mark Backwith, silah probleminin üzerinede durdu ve bazı yasaklarla silaha ulaşmanın zorlaştırılmasını istedi.

Haham, “Bir arkadaşım bana dedi ki: ‘Sabah evimden çıkarken, acaba akşama çocuklarımla, sağ salim buluşabilecek miyim, diyorum’ .” dedi. Valilik silah problemlerini çözmeli… Geçen Pakistanlı bir Müslümanı TV’de konuşurken seyrettim. Şöyle diyordu: ‘ Benim bir oğlum terörü önlemek için şehit oldu. Feda olsun. Öbür oğullarımı da feda edebilirim. Cumhuriyetci başkan adayı Donald Trump bizden ne istiyor? Acaba o, Amerika Anayasasında neler yazıyor, hiç okumuyor mu? Ben artık Amerikalıyım, bir başka yere gidecek değilim.’ dedi. Bana çok tesir etti.” dedi.

Misafirlerden bir hanımefendi de “Bu Trump ne yapmak istiyor? Bugün Müslümanlara saldırıyor, yarın da Yahudilere saldırmaya başlar. Buna karşı tedbir alınmalıdır.” dedi. Bir başka misafir “Her yıl silah ile 30 bin Amerikalı ölüyor. Bunların 10 bini silah ile kendisini öldürüyor. 20 bini de silah ile birbirini öldürüyor. Buna bir çare bulunmalı.” dedi.

Aslında bu programı anlatmaktan maksadım iyi şeyler konuşulup iyi mesajlar verildiği için bütün eyaletlerde, hatta bütün Avrupa ülkelerinde, hatta, hatta bütün dünyada benzeri programların bu üç din adamı gibi gerçekten problem çözmek için işin içinde olan kişiler tarafından yapılması için temennimden dolayıdır.

01.09.2016 23:16