TAKİP ET
Abdullah Aymaz

Abdullah Aymaz

Hadisler ışığında

Gazi Ahmed Muhtar Paşa’nın Baş Kâtibi olan Mehmed Arif Bey, daha sonra Mısır Fevkalâde Komiserliği Baş Kâtibi olarak Mısır’da bulunmuştur. Peygamber Efendimiz’in (sas) Binbir Hadis-i Şerifi’ni izah ederken o hâtıra ve gözlemlerini de yer yer konuların içine yerleştirmiştir… Bu hadislerden bazılarını aktarmak istiyorum:

“İnsanların en şerlisi, insanlar içindeki şerli âlimlerdir.” Yani, “ulemâus-sû” denilen kötü âlimlerdir.

Mehmed Arif Bey, işgalci sömürgecilere yağcılık ve yaltaklık yapan bazı âlim suretindeki kötülere şöyle diyor: “Ey leîm müdâhinler! Hâlinizi görüyor musunuz? Yaptığınız işlerle, İslâmiyet âlemini, nasıl vartalara düşürmekte olduğunuzun farkında mısınız? (…) Biraz gözünüzü açsanız da Ümmet-i Muhammed’in hâlini, istikbâlini, asrın icabına göre, bu kavmin, garblıların ayakları altında kalmaması sebeplerini düşünseniz, Resulullah’ın ruhunu, kendinizden hoşnud ve bütün mü’min kulları ihyâ etmiş olursunuz.”

“Ümmetim için, deccaldan ziyade, idareci olup saptırıcılardan daha çok korkarım.” Bu hadiste ifade edildiği gibi, Peygamber Efendimiz (sas), ümmetini helâk ve dalâlet yoluna ve çıkmaz bir yola sevk edenlerden çekiniyor. Böylece Efendimiz (sas) onları da deccalden sayıyor.

“Kıyamet gününde insanların en şerli ve kötüleri, cemiyet içinde dilinin ve fiilinin şerrinden korkulan kişilerdir.”

Bu Hadis-i Şerif karşısında herkesin, aynanın karşısına geçip kendisine ve kendisinin yaptıkları zulümlere, söyledikleri iftiralara bir bakması gerekmektedir.

“Ticareti kesâda düşen ve kazançta güçlük çeken kimse, Umman’a gitsin, orayı seçip tercih etsin.”

Bu Hadis-i Şerif’te, Efendimiz (sas) kendi döneminde servet ve ticaretiyle tanınmış olan Umman Bölgesi hakkında, geçim ve kazanç konusunda daralan ve zorlananları, işlerini düzenlemeleri için gidilecek yer olarak gösteriyor. Bu gün de, siyer felsefesiyle baktığımızda bu Hadis-i Şerif’ten, ticaret ve hizmet için dünyanın uygun olan her yerine işadamlarımızın gitmesi gerektiğini anlıyoruz.

“Mü’min, malından, canından emîn olunan kimsedir. Muhâcir (hicret eden kimse) de hatâlardan ve günahlardan kaçınan kimsedir.” Bilhassa bir önceki Umman ile ilgili olanı, ticaret için hicreti emrederken bu Hadis-i Şerif ise kötülük bulunan yerden hicret etmeyi tavsiye ediyor. İslâmiyet’in yayılışına bakarsak, Malezya, Endonezya, hatta Çin’e tüccarlar yoluyla, bir ihtida hareket ve hizmetinin ön planda olduğunu görürüz. Bu bakımdan, bu devrin, bu sürecin cevirlerinden, mengene ve cenderelerinden geçen müminlerin, Allah’ın izni, lütfu, himayesi ve bereketiyle dünyanın en uygun ve elverişli yerlerine ticaret ve hizmet için gidip hicret sevabı almaları gerekir. Aynen Asr-ı Saadet’te hicret eden Muhacirler gibi…

“Hile, aldatma, hıyanet, cehennem ateşindedir.” Yani bir şey elde etmek, bir gayeyi gerçekleştirmek emeliyle, başkasını aldatmak veya meşru olmayan yollarla, birisine zarar vermek veya hıyanette bulunmak cehennem ateşine girmek demektir.

“Mü’minin niyeti, amelinden hayırlıdır; münafığın ameli de niyetinden iyidir. Bir mü’min, hayırlı ve sâlih fiillerden bir şey yaparsa, kalbinde bir nur dolaşır.” Yani, kalbindeki feyizleri, tam bir huzur ile hisseder.

“İslâm’da gasb ve nehb yoktur.” Gasb, haksız olarak, insanların mal ve mülkleri üzerine çökmektir. Nehb, gâret ve talan etmek; cebren bir şeye mâlik olmaktır. İslâmiyet’te, gasb ve talan söz konusu olamaz…

“Altın olsun, gümüş olsun para, yeryüzünde, Cenab-ı Hakk’ın mührü hükmündedir. Nasıl bir insan, başka birisine efendisinin mühürlü emrini götürünce işi görülürse, bu da böyledir.” Onun için parayı helâlinden kazanıp, helâl ve faydalı yollarda, hayırlı hizmetlerde kullanmak gerekir…

“Dünya, hoş, lâtif ve tatlı bir şeydir. Bunu her kim dünyalığı hakkı ile helâl yoldan alarak kullanırsa, o kimseye mübarek ve bereketli kılınır. Lâkin, dünyaya ve nefsânî şehevânî şeylere çok dalanlara kıyamet gününde ateşten başka bir şey kalmaz.”

İşte, yolumuzu aydınlatan, Peygamberimiz’in (sas) nurlu beyanları… Haram yollara, günah bataklıklarına ve isyan deryalarına dalmamak için bu nurlu rehberlerden hiç ayrılmamamız gerekmektedir.

17.04.2016 17:26