TAKİP ET
Abdullah Aymaz

Abdullah Aymaz

Gazâ nâmıyla kardeş öldürenler

Bu başlık Mehmet Akif Ersoy’un bir şiirinden alınmıştır. Şu anda İslam dünyasında bilhassa Ortadoğuda bilhassa Türkiye’de işlenen cinayetler, M. Akif’in bu sözleriyle uyum içindedir.

Hadis Kitaplarının “Fiten” bölümünde bu hususla ilgili pek çok hadis-i şerifle karşılaşabiliriz. Bazı rivayetlere göre, ne öldüren niçin öldürdüğünü ne de ölen niçin öldürüldüğünü bilecek… Öyle karmakarışık ve gece karanlıkları gibi fitne zulmetleri olacak.

Resulullah Efendimiz (S.A.S.) bir kere rüyasında Emevî halifesi Mervan’ın babası Hakem’in çocuklarını Minber-i Nebevî üzerinde top oynar gibi oynadıklarını görmüştü. Resulullah’ın Minberi, Peygamberlik ve Hilâfet Makamı idi. Bu rüya günün birinde Mervanîlerin Halifelik Makamına geçeceklerinin ve o Mübarek Makamı çocuk oyuncağına çevireceklerinin bir işareti idi ve öyle de olmuştur. Onun için Efendimiz (S.A.S.) Hakem’e işaret ederek: “Şunun sulbünden geleceklerin çıkaracağı fitnelerden dolayı ümmetimin vay haline!” diyerek hayıflanmıştır. Aslında Hakem, işlediği kötülüklerden dolayı Efendimiz (S.A.S.) tarafından Tâife sürülmüştü. Mervan da Tâif’te doğmuştu. Hz. Osman dönemine kadar Medine’ye gelmelerine müsaade edilmemişti. O zaman Hakem, Halife’nin amcası olduğundan Medine’ye gelmelerine müsaade edilmişti. Sonunda Efendimizin (S.A.S.) hadis-i serifi gerçekleşerek, Mervan hilâfet makamına geçti, ümmet-i Muhammed arasına türlü ayrıştırıcı fitneler ve fesatlar sokulmasına sebep oldu.

Kurban Bayramı’nda Mina’da Nahra gününde Efendimiz (S.A.S.) insanlara hutbe okurken “Bu hangi gündür biliyor musunuz?” buyurdu. Sahabiler “En doğrusunu Allah ve Resulullah bilir” dediler. Efendimiz (S.A.S.) “Bu, Kurban günü değil midir?” buyurdu. “Evet” dediler. Bu sefer Efendimiz (S.A.S.) “Bu içinde bulunduğumuz hangi beldedir? Bu Mekke beldesi değil midir?” buyurdu. “Evet” dediler.  Efendimiz (S.A.S.) “Şu halde iyi biliniz ki bu ayınızda, bu beldenizde, bu gününüzün HARAM olduğu gibi, KANLARINIZ, MALLARINIZ, NAMUSLARINIZ ve bedenlerinizin dış yüzü olan derileriniz birbirinize HARAM’dır. (Her türlü saldırıdan korunmuştur)” buyurdu.

Hz. Huzeyfe (R.A.), Efendimizin (S.A.S.) bir gün içinde şer bulunan bir hayır ve salah döneminin geleceğinden bahsederek kendisine: “O devirin amirlerinden bir zümre ümmeti, benim sünnetim ve yolumun hilâfına idare edecekler. Sen o devrin âmir ve valilerinden bazılarının hareketlerini doğru bulup tasvip edeceksin, bazılarının hareketlerini de çirkin bulup reddedeceksin!” buyurdu.

Buharî’nin Sahihinde geçen bir Ebu Hureyre rivayetinde Efendimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: “Kahtan oğullarından bir adam çıkıp insanları sopasıyla sevk ve idare etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.” Bu hadis-i şerifi tercüme eden Mehmed Sofuoğlu getirdiği izahta diyor ki: Kahtan’dan çıkacak bir adamın insanları sevk etmesi, ancak zamanın değiştirilmesi ve İslam hallerinin tebdilinde olması bakımındandır. Çünkü bu adam, Allah’ın halifeliği kendilerinde kıldığı şerefli kimseler, topluluğundan ve peygamber kabilesinden değildir. Bu adam gayr-ı meşru bir gasbla idareyi ele alıp insanları zorbalıkla ve hiçbir hürriyet tanımayarak sevk ve idare edecektir ki, bu şekilde idare, fitnelerin en şiddetli olanıdır.”

Hiçbir hak delil olmadan zulmen veya zanna dayanarak bir insanın mülküne veya bir cemaatin sahip olduğu imkânlara çökmenin ve kıyımcılar atamanın hiçbir değeri yoktur. Yukarıdan verilen zulüm hükümlerine uyanlar da azaptan kendilerini kurtaramazlar. Bu hususta da Buharî’de Kitabu’l-Ahkamın 29. Babında “Her kimin lehine, mümin kardeşinin hakkı hükmolunmuşsa, sakın o kimse, bu hakkı almasın. Çünkü hâkimin hükmü haramı helâl kılmaz, helâli de haram kılmaz.” Mânâsına rivayet edilmiş hadisler mevcuttur. Günümüzün olaylarına bilhassa yaşanan süreçte cereyan eden zulümlere bu açıdan da bir göz atıp değerlendirmek gerekir.

23.11.2016 21:10