TAKİP ET
Abdullah Aymaz

Abdullah Aymaz

Cihan sulhunun temsilcileri

Elhamdülillah, cihan sulhunun temsilcileri Türkiye’de çok mütevazı olarak başlattıkları Türkçe Olimpiyatlarını her dilden, her renkten ve her kültürden gençleri organize ederek Allah’ın izniyle cihan çapında bir festival haline getirmeye muvaffak oldular.

Buna 28 Nisan’da Washington’da ve 29 Nisan’da ise New York’ta Birleşmiş Milletlerin bir salonunda bizzat şahit olduk. ABD’nin Devlet Başkanı Obama’nın ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ki Moon’un mesajları bu gerçeği açık-seçik bütün dünyaya ilan etti. Bunun manası, hizmetin mazhar olduğu güzelliklerle cihan sulhunun en yumuşak ve en önemli adımlarının atıldığı Amerika’nın merkezinde en üstten şahsiyetlerin ağzından en güzel sözlerle ifade edilmesi demekti…

Zulme, kana doymayan hırsların dünyadaki ters gidişatına karşı, dur diyen şimdilik bu mütevazı adımlar, insanlığın her şeye rağmen susmayan vicdanına dokuna dokuna artık gün gelecek, çok yüksek ve gür bir sadâ ile inşallah haykıracaktır. Biz maşerî vicdanın uyanıp alarma geçmesinin çok uzaklarda olmadığı kanaatindeyiz. Şimdi cılız gibi algılanan bazı işaretler, vicdan-ı umuminin okyanuslar gibi kaynamasıyla, hem de çok sürpriz bir şekilde inşallah zuhur edip kendilerini apaçık göstereceklerdir. Evet, bu hakikati biz gönüllerimizde hissediyoruz.

Kelebek tesiri diye bir tabir var. Yağmur ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpmasından ne olabilir ki, diyemeyiz. Cenab-ı Hak o kanat çırpışını öyle bir hava akıntısına denk getirir ki, binlerce kilometre uzaklıklardaki şehirlerin binalarının camlarını dahi o tesirle paramparça edebilir. Biz inanıyoruz ki, Arş-ı Azamı ihtizaza getiren yakarışlar, sızlanışlar ve niyazlar vardır. Duaların külliyet ve umumiyet kazanması neticesinde Arş’ın semavî cevabı da ona göre muhteşem olur. Akan kanlar, süren zulüm ve haksızlıklar birden durur… Sonra gökler ve yer hazinelerini açar ve saçar da saçar… İlahî lütuflar sağanak sağanak yağar.

Nereden nereye geldik. Aslında yazıya, Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’ni anlatmak için başlamıştık. Ama mesele, sadece müzik sözleri ve kültür hareketleri değil. Öyle bakmak ve öyle anlamak isabetli olmaz…

15-16 senedir UNESCO tarafından dünyanın çatışma bölgelerinde okutulması istenilen “Barış Pedegojisi” dersleri aslında dünyanın iki yüze yakın ülkesinde okullarımızda fiilen yaşanarak veriliyor. İşte aynı okullar bu festivalleri organize edip sergilemektedir. Hem de her ülkeye, hatta her şarkıya göre verilen görüntüler bu festivallere büyük bir incelik ve derinlik kazandırıyor… O muazzam salonlarda seyirciler içinde her ülkeden insanlar da olduğu için, her an yeni coşkular yaşanıyor ve sürpriz heyecanlar birbirini takip ediyor.

Bu arada bize bakan yönüyle:
“Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler”
gibi çok ifadeler, ruhî derinlikleri ve hikmetli deyişleriyle gönülleri şad eyliyor. Bilhassa zulüm ve haksızlıkların tekmesiyle buralara gelmiş olanları, büyük tesellilere boğuyor.

08.05.2016 08:22