TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Abant Berlin

Zaman Almanya’nın geleneksel hale getirdiği bir toplantı var:

21. Yüzyılda Türk-Alman İlişkileri.

Bu toplantılarda değişik alanlardaki uzmanlar bir araya geliyor. Türk-Alman ilişkilerinin değişik yönleri masaya yatırıyor.

Güzel tarafı şu:

Siyasetçiler konuşmuyor. Konuşsa da seçmene yönelik konuşmuyor.

Dolayısıyla gerçekleri allayıp süsleme, makyajlama derdi yok.

Konuşmacılar ne düşünüyorsa onu söylüyor. Öyle olunca da gerçekleri olduğu gibi öğrenme şansı oluyor.. Makyajsız bir şekilde, olduğu gibi.

Bu toplantı aslında Almanya’nın Abant’ı olma yolunda bana göre.

İleride çok daha farklı, çok daha önemli işlevleri olacak.

***

İşte bu toplantıların üçüncüsü bu hafta sonu düzenlendi.

Neler konuşuldu, hepsine girmeyelim. Çarpıcı bulduğum bazı tespitlerle yetineyim..

–  Cemaat-Hükümet Kavgası neden var?

Orhan Kemal Cengiz (Hukukçu-Yazar): Ergenekon yargılanırken şunu demişti: Darbe nedir bilmeyiz biz. Bulunan silahlarla, kanıtlarla uzaktan yakından alakamız yok. Bulunanlar kanıtsa onları da cemaatin polisleri koymuştur..

17 Aralık’tan sonra AKP Ergenekoncuların bu savunmasını birebir aldı. Yolsuzluk nedir bilmeyiz biz, bulunanlar kanıtsa onları cemaatin polisleri koymuştur dedi.

–  17 ve 25 Aralık kanıtları çok somut olduğu halde hükümet buradan nasıl sıyrıldı? AKP milletvekillerinden neden ses çıkmadı?

Yine Orhan Kemal Cengiz bunun arkasında Siyasal İslamcılık faktörünü görüyor: Biz o kadar büyük bir davanın peşindeyiz ki, yolsuzluk olsa bile yönetime sahip çıkıp bu dönemi atlatmalıyız diye düşünüldü.

–  AKP hangi kesime dayanıyor? Türk halkı demokrasi istiyor mu?

İktisatçı Profesör Ersin Kalaycıoğlu’nun görüşü şöyle:

Türk halkı demokrasi istemiyor. Türk halkının birinci önceliği cüzdan.

AKP orta kesime dayanmıyor. Türkiye’nin toplumsal yapısında orta kesim diye bir şey yok. Ortanın üstünde aristokrasi olmadığı gibi altında da proleterya yok. İşadamı kesimi de göbekten devlete bağlı.

Türkiye’de şehirlerde geniş bir lümpen proleter kesim var. Köy kökenli, şehirleşememiş, iş dünyası için yeterli vasfı olmayan, AKP’nin yardımlarından da beslenen bir kesim bu. En büyük bloğu oluşturuyor bunlar. AKP bu kesimlere dayanıyor.

–  İslam ve demokrasi bağdaşır mı?

Prof. Ersin Kalaycıoğlu: Bunu olumlu yanıtlamak için maalesef Türkiye artık iyi bir örnek değil. İslam dünyası olarak elimizde artık bir Tunus örneği kaldı. Orası da kaybolursa bu soruya olumlu yanıt için gösterilecek örnek de yok.

–  AB’nin, Almanya’nın Türkiye politikası var mı?

AB uzmanı Ali Yurttagül:

Türkiye’de muhafazakar kesimde çok derin bir yarılma oldu. Ama AB ve Almanya bunu neredeyse hiç görmüyor. Buraların Türkiye ile ilgili politikası var mıdır şüpheli. İmkanlarını kullanmıyorlar.

–  Muhafazakar kesimde bu bölünme olmasaydı ne olurdu?

Türkiye çok daha hızlı bir şekilde faşizme kayardı.

–  Yeni Türkiye var mı?

Prof. Ersin Kalaycıoğlu: Yeni Türkiye yok, Yeni Erdoğan var. Her gün anayasayı çiğniyor. Bir hukukçunun görüşüne göre yargılanacak olsa 287 yılla yargılanacak şu an. İktidardan olduğu an da ya kaçma, ya yargı önüne çıkma durumu var.

Bunun dışında.. Türkiye’nin yapısal problemleri olduğu gibi duruyor. Bize Türkiye’nin üç darboğazı olduğu öğretilmişti 60’lı yıllarda: İnsan kaynağı, Doğal kaynaklar, Sermaye. Bunların üçünde de ilerleme yok. Tasarruf yok. Enerjide dışarıya bağlıyız. İnsan kaynağımız, eğitim durumu da çok kötü durumda. Şu an girdikleri yol itibariyle eğitimi de çözecek halleri yok.

–  Gelecekle ilgili ne gibi senaryolar mümkün?

Türkiye’de muhalefet ne istediğini bilmiyor. Ortanın sağı ise boş . Orada parti kalmadı.

AKP’nin amacı önümüzdeki seçimlerde üçte ikilik çoğunlukla sistemi değiştirmek. Bunu başaramazsa AKP dağılma sürecine girebilir. Yüzde 10 barajı konusundaki hırçınlıkları bu yüzden.

Başarılı olurlarsa toplumda sancı artarak devam edecek. Yeni patlama potansiyeli birikiyor. Yeni Geziler olabilir.

***

Evet.. Benim dikkatimi çeken bazı tespitler bunlardı. Diyeceksiniz ki: Hep böyle ciddi mi geçti?

Yine çok ciddi, ama magazini andıran bilgiler de vardı. Onu da başka bir gün paylaşalım.

08.12.2014 22:30