Yandex.Metrica

VİZE SORUNU TÜRKİYE'YE KARŞI PAZARLIK KOZUYMUŞ

Vize davasında hukuktan çok siyaset yer almış

Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), Türk vatandaşlarına vizesiz Avrupa yolunu kapatırken, dava notları son duruşmada çok ilginç diyalogların yaşandığını ortaya koydu. İngiltere ve Yunan heyeti Türklerin vize uygulamasından memnun olması gerektiğini savunurken, Avrupa Konseyi temsilcisinin, Türkiye’nin AB’ye karşı müzakere sürecinden kaynaklanan bir kısım sorumluluklarını yerine getirmediğini ve dolayısıyla vize muafiyeti konusunu Türkiye’ye karşı bir pazarlık aracı olarak kullandıklarını ifade ettiği ortaya çıktı.

Avrupa Birliği Adalet Divanı, dün açıkladığı kararla Türk vatandaşlarının hizmet almak için AB’ye vizesiz giremeyeceğine hükmetmesinin yankıları sürerken, Leyla Ecem Demirkan’ın (19) açtığı davanın 6 Kasım 2012 tarihli son duruşmasında ilginç diyaloglar yaşandığı ortaya çıktı. Yunan hakim Vassilios Skouris başkanlığında farklı ülkelerden 15 yargıçla görülen davada konuşmalar 27 dile simultane tercüme edildi. Davada, Türkiye ile AB arasındaki 1963 tarihli Ankara Anlaşması ve mevcut hakların kötüleştirilemeyeceğini garanti altına alan Katma Protokole göre Türk vatandaşlarına turistik gezi gibi hizmet alımı maksatlı seyahatler için vize muafiyeti olup olmadığı sorusu ele alındı.

Annesi Almanya’da yaşayan Leyla Ecem Demirkıran, ağır hasta Alman üvey babasını ziyaret etmek istemiş ve Demirkıran’ın 2007′de vize başvurusunun reddedildi. Berlin İdare Mahkemesi’ne açılan dava önce Berlin Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesi oradan da Avrupa Birliği Adalet Divanı’na taşındı. Almanya hükümeti adına söz alan avukat, Türklere vizesiz seyahat hakkı tanınması durumunda Avrupa’nın ortak Schengen vize politikasının devre dışı bırakılacağını ve bu durumun büyük sorunlara yol açacağını iddia etti.

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK

Duruşma notlarına göre, Almanya’dan sonra söz alan diğer ülke temsilcilerin tamamı Türklerin vize muafiyeti hususunda olumsuz görüş bildirdi. Yunanistan ve İngiltere temsilcileri bir adım daha ileri giderek vize uygulamasından dolayı Türklerin memnun olmaları gerektiğini, zira vizesiz seyahat durumunda sınırlardaki aşırı yoğunluktan ve kaçak seyahatleri engellemek için sınırlarda alınacak sert tedbirlerden dolayı Türklerin uzun sorgulamalara maruz kalabileceklerini savundu. Bu ülkeler ve Fransa ifadelerinde, İran ve Irak gibi ülkelerle sınırı olan Türkiye’ye vize muafiyeti verilmesinin ilerde telafisi kabil olmayan mahsurlar doğurabileceğini ileri sürdü.

VİZE SORUNU TÜRKİYE’YE KARŞI PAZARLIK KOZUYMUŞ

Avrupa Konseyi temsilcisinin, Türkiye’nin AB’ye karşı müzakere sürecinden kaynaklanan bir kısım sorumluluklarını yerine getirmediğini ve dolayısıyla vize muafiyeti konusunu Türkiye’ye karşı bir pazarlık aracı olarak kullandıklarını ifade etmesi üzerine Mahkeme Başkanı, Konsey Temsilcisi’nin sözünü keserek ortada siyasi değil hukuki bir mesele bulunduğunu ifade etti. Mahkeme Başkanı siyasi meselelerin mahkemeye taşınmaması uyarısında bulundu. Mahkeme Başkanı’nın, İtalyanlara tanınan vize serbestisi hakkının Türkler bakımından emsal teşkil edip edemeyeceği sorusunu yönelttiği Komisyon temsilcisinden herhangi bir cevap alamadığı kaydedildi.

DER SPİEGEL: VİZE DUVARINI YIKABİLECEK DAVA’

Almanya’nın Der Spiegel dergisi davadan önceki hafta yayımlanan nüshasında Berlin duvarının yıkılmasını hatırlatır bir ifade ile ‘Vize Duvarını Yıkabilecek Dava’ başlıkla bir makaleye yer vermiş ve Demirkan davasının önemine dikkat çekmişti.
(CİHAN)

25.09.2013 11:00