TAKİP ET

Misafir sevmeyen kocanız büyük sevaptan yoksun kalmasın

Sevgili Ümit Burcu, 3 çocuk annesi 24 yıllık evli bir bayanım.  Eşim fabrikada çalışıyor. Hafta sonları da ek işlere gidiyor. Ben de yarım günlük bir işte çalışıyorum. Eşim misafir sevmeyen birisi. Maddi durumumuz iyi olduğu halde “durumumuz kötü” deyip, acındırma edebiyatı yapıyor. Bu durum beni üzüyor. Benim akrabalarımı da, kendi akrablarını da istemiyor. Esasen misafir sevmiyor. “Çalışıp yoruluyorum. Kafamı dinlemek istiyorum. Maddi sıkıntımız çok, ancak kendimize bakabiliyoruz. Bir de misafir telaşe ve masrafını kaldıracak durumumuz yok” diyor. Misafirin rızkı ile gelip, yediğinin dokuz katını geriye bıraktığına inandıramıyorum. Bunları eşime nasıl anlatabilirim? MİSAFİR SEVMEYEN KOCA

Sevgili kızım,

Tövbe, tövbe bir yaşıma daha girdim. Dünyada iklim değişirken huylar da değişiyor demek ki. Şimdiye kadar bildiklerimiz; erkekler misafir davet ederler. Hanımlar da çat kapı, yemekli ve de yatılı gelen misafiri sevmezler. Fakat senin anlattığın konu, çok az rastlanan bir durum.

Eşinizin misafir istemeyişinin pek çok nedenleri olabilir. En başta onun yetişme tarzı.

Gece gündüz ve hafta sonları çalışan bir kişi, kendisini işe göre programlamış; alışageldiği hayat tarzının dışına çıkmak istemiyor olabilir.

Çevresindekilerin iyi niyetinden ve samimiyetinden şüphe ediyor, hatta insan sevmiyor bile olabilir.

Yetişme tarzından dolayı insanlara tahammülü olmayan birisi olabilir. İşin dini, sosyal ve psikolojik yönlerini bilemediği için sürekli birilerini ağırlayıp, hizmet etmeyi, masraf yapmayı gereksiz ve saçma buluyor da olabilir.

Eşiniz halinden memnun olabilir. Fakat onun bu asosyal durumu çocuklara da yansır. Onlara yazık olur. Neden?

Çünkü misafir kabul etmeyen, misafirliğe de gidemez. Çevre edinemez. Samimi dostları olmaz. Yalnızlığa mahkum olur.

Cenazeye gitmeyenin cenazesi ortada kalır. Sizin de düğününüz, cenazeniz olacak. İnsan sosyal bir varlıktır. İslam, toplumsal bir dindir. İslam bize hakimin ve hekimin olduğu yerde yaşamayı tavsiye eder. Tek başına toplumdan ayrı yaşamak İslama uygun bir hayat tarzı değildir.

Zor da olsa, zorla da olsa eşini insanlar arasına sokmaya çalış. Düğün dernek, cenaze vs. kısa da olsa bulunmaya çalışın. Eşinizin az çok samimi olduğu akrabaları vardır. Onları davet ederek onları ağırlayarak eşinizin sosyalleşmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Misafir ağırlamayan insanda hayır olmadığı gibi; misafir girmeyen eve de rahmet melekleri tenezzül etmez.

Değerli kızım,

Sadece bu dünyada değil ahirette de misafirin bize pek çok faydası dokunacaktır.

Misafirlerimize yaptığımız ikramların fazlası ve daha güzeli Cennette bize ikram edilecek.

Akrabalarımızı misafir etme ve ağırlama ise diğer misafirlere göre kat kat sevaplı. Zira hem misafir ağırlama sevabı hem de akrabaya iyilik etme, sıla-i rahimi gözetme sevabı alacağız.
Unutmayın kızım,

Hayat sadece bu dünyadan ve aralıksız çalışmadan ibaret değil. Dünyada kendi nefsimiz için harcadığımız, yiyip  içtiğimiz şeyler tükenip gidecek.

Misafirlere ve diğer hayırlı işlere yaptığımız harcamalar ise, ahirette karşımıza biyük bir kazanç olarak çıkacaktır.

Efendimiz (s.a.v) “Şunu iyi bilesiniz ki, her misafir kendi rızkı ile gelir. Ve kimse kimsenin rızkını yiyemez, eksiltemez. Hatta misafir, bir evin bereketini arttırır ve o evin rızkında artma olur” buyurur.
Bir başka Hadis-i Şerifte: “Allah’a ve ahiret gününe inanan misafire ikram etsin.” Bu hadis dinimizde misafirin konumunu göstermesi açısından çok önemlidir.

İlk önce en çok sevdiği aileleri davet edip, misafire alıştırınız. Eşinizin eşref saatlerini kollayarak sabırla anlatmaya devam ediniz.

Eşinizin misafir ağırlama sevabından yoksun kalmamasını dilerim.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

25.10.2016 18:48