TAKİP ET

Kararsız Hanım’ın karar aşamasındaki korkuları…

Sevgili Ümit Burcu Hocam! Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine size yazıyorum. Normalde Zaman gazetesine aboneyiz. Ara sıra Ümit Burcu köşesini de okuyordum. Bir ablamızın “Ümit Burcu’na yaz ve istişare et” demesi üzerine size yazıyorum. Evliliğe hazır olmadan, ailemin de ısrarıyla çok acele bir evlik yaptım. Üç yıllık evli kaldım. Fakat her günüm kavgayla geçti. Aramızda şiddetli geçimsizlik vardı. Bunalıma girdim, ağır depresyon geçirdim. Şiddet gördüm. Sonuçta üç yıllık çileli bir evliliğe nokta koyup ayrıldık. İki yıldır bekâr yaşıyorum. Olanlara isyan etmiyorum. Kaderim buymuş deyip, normal hayatıma devam ediyorum. İşim var, çalışıyorum. Bayanlar derneğimizde aktif olarak hizmete devam ediyorum. Yaşadığım bunca acı olaylardan sonra evlenmeyi hiç düşünmüyordum. Çevremde dedikodular başladı. Dernek faaliyetlerinde önde bulunuşum da yanlış anlaşılmalara neden oldu düşüncesindeyim. Şartların zorlamasıyla evlenmeye karar verdim. Akrabaların uygun bulduğu birisi var. O da benim gibi eşinden boşanmış, gelir durumu iyi birisi. İki defa görüştük, konuştuk. Beni istiyor. Hatta bir an önce olsun diye acele ediyor. Fakat hayata çok karamsar bakan, aşırı titiz bir yapısı var. Onun zenginliği çevremdekilerin gözünü kamaştırıyor. “Bu fırsat kaçmaz.” diyorlar. Karar vermekte zorlanıyorum. Karar aşamasında bulunan bu kızınıza ne tavsiye edersiniz? KARARSIZ HANIM

Sevgili kızım! Dul olarak yalnız yaşamak ve bir taraftan da bekâr sultan olmak zordur. Karar aşamasındaki korkularını, bundan doğacak sorumluluklardan korkmanı çok iyi anlıyorum. Kadere inanman çok güzel. Çocuk olmaması da yeni yapacağın evliliğin daha sağlıklı olması için avantaj. Sünnet olan istişareye başvurman isabetli karar vermende sana yardımcı olur. Evleneceğin kişiyi her yönüyle tanıyan kişilerle de istişare etmeni tavsiye ederim. “Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.” sözünü duymuşsundur. İlk evlilikte başarısız olmuşsun. İkinci evlilikte temkinli olman gerekir. Çabuk evlenenler hızlı boşanıyorlar. Bunu sen yaşamışsın.

Değerli kızım! İlk önce evlenmek istediğin kişiyi neden sevdiğini bilmelisin. Eğer gerekçelerin ilk sıralarını para ve yalnızlık korkusu alıyorsa bu birliktelik, evlilik değil, katlanma oluyor. Sadece kendini tanıyarak isteklerini açık ve net olarak ortaya koyma cesaretini göstermelisin. Karşıdakine de seni tanıma fırsatı vermelisin. Bu hem seni mutlu eder hem de evleneceğin erkeği. Birbirinizi çok iyi tanımalısınız. Artık bu yaştan sonra his ve heyecan evliliği değil, akıl ve mantık evliliği yapmalısın. Evlilik, akıl ve mantık blokajı üzerine kurulur. Fakat hislerle devam eder. Evliliğin problemsiz devam etmesinde duygusal zekânın payı büyüktür.

Değerli kızım! Zenginlikle mutlu olunamayacağını artık pekâlâ biliyorsun. Ailenin ısrarını yersiz buluyorum. Beraber yaşayacak olan sensin, ailen değil. Her şeyi açıkça konuşarak isteklerini belirtmen lazım. Tanıma aşaması, istihare ve istişare süreci bittikten sonra karamsar, sürekli mutsuz, aşırı titiz bir erkekle birlikte yapıp yapmayacağına yine sen karar vereceksin. Çünkü bu senin hayatın ve o kişiyi en iyi tanıyan da sensin. Tanımıyorum ki, diyorsan tanımak zorundasın. Tanımak için vaktin var. Acelesi yok. TGG yani “Tekrar Gözden Geçirme” kuralını hatırlatır, sana mutluluklar ve isabetli karar verebilecek basiretli bakış dilerim. Selamlar.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

08.05.2016 16:41