TAKİP ET

“İsm-i A’zam helal lokmadır”

İsm-i A’zam hakkında bilgi verir misiniz? YAKUP GÖZEN

Değerli kardeşim,

İsm-i a’zam, Allah’ın en yüce ismi demektir. İsmi a’zam hakkında değişik görüşler vardır:

“1. Müminin ruhunu mâsivâdan arındırarak Allah’a yönelip dua ettiğinde her isim, ism-i a’zam’dır. Mesela Taberî, Eş’arî, İbn Hıbbân ve Bakıllânî bu görüştedir. Bu görüşte olanlara göre Allah’ın isim ve sıfatlarının hepsi yücedir, dolayısıyla aralarında üstünlük mukayesesi yapılamaz. (Râzi-Levami/92)

2.Allah’ın ism-i a’zamı vardır, ancak Allah, bu ismi bildirmemiş gizli tutmuştur. Dolayısıyla ism-i a’zam’ın hangisi olduğunu ve gerçek mahiyetini insanlar bilemez. (İbn Hacer)

3.Allah’ın ism-i a’zamı vardır, ve insanlar tarafından bilinebilir. Bu isimler hangileridir? Bu konuda bir isim üzerinde ittifak edilememiştir. Farklı isimlerin ism-i a`zam olduğu söylenmiştir. Hadislerde de farklı isimler geçmektedir.„ (Ekabir.Web)

Değerli kardeşim,

Gördüğünüz gibi İsm-i A’zam herkes için farklı olabilir. Bu konuda Bediüzzaman hazretleri, Otuzuncu Lem’a 5. Nüktenin Hâtimesinde şu bilgiyi vermektedir:

“İsm-i azam herkes için bir olmaz, belki ayrı ayrı oluyor. Meselâ İmam-ı Ali Radıyallahü Anh’ın hakkında; “Ferd, Hayy, Kayyum, Hakem, Adl, Kuddüs” altı isimdir. Ve İmam-ı Azam’ın ism-i azamı: “Hakem, Adl” iki isimdir. Ve Gavs-ı Azam’ın ism-i azamı, “Ya Hayy!”dır. Ve İmam-ı Rabbanî’nin ism-i azamı “Kayyum” ve hakeza.. pek çok zatlar daha başka isimleri, ism-i azam görmüşlerdir.”

“Ey iman edenler! Size verdiğimiz azıkların helal ve hoş (temiz) olanlarından yeyin.” ( Bakara,172) Tarzındaki ayetleri tefsir eden Merhum Elmalı’lı Muhammed hamdi Yazır’ın: “ismi-i a’zam duası, helal lokmadır tarzında bir beyanı olduğu söylenir.Yani ibadet ve dualarımızın kabul edilmesi yediğimiz lokmaların manevi durumuyla yakından ilgilidir.

“Osman İbn Affan (ra) Resûllullah (sav)’a besmeleyi sorduğunda, Resûlullah (sav) buyurdu ki: “O Allah’ın isimlerinden bir isimdir. Allah’ın en büyük ismi (ismi a’zâm) ile onun arasında sadece iki gözün karasıyla akı arasındaki yakınlık kadar fark vardır.” (Buhari)

Dua ettiğinde duasının kabul olmasını isteyen Sa’d İbn Vakkas’a Nebiy (sav) buyurdular ki: “Ey Sa’d helalinden ye duan kabul olsun. Muhammed’in nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki bir kul ağzına haram bir lokma koyduğu zaman kırk gün onun yaptığı hayırlar ibadetler kabul olunmaz. Haramdan oluşan bir et parçası ise ancak cehennem ateşine layıktır.„

İsm-i a’zamla ilgili kıssa

Birisi Evliyanın büyüklerinden bir muhterem zata mürit olmuş ve uzun müddet o şeyh-i azize hizmet etmişti. Birgün konuşuyorlarken, hazret-i şeyh, müridinden bir isteği olup olmadığını sordu. Bundan cesaret alan mürit kendisine İsm-i Azam’ın talim buyurulmasını niyaz etti.

Şeyh:

“-Kendinde İsm-i Azam’ı öğrenmeye ehliyet görüyor musun?” diye sorunca mürit hiç düşünmeden:

“-Evet efendim”, cevabını verdi. Şeyh, bunun üzerine ona:

“-Filan yere git, hiç konuşmadan orada otur. Neler görürsen, dönüşünde bana anlat!” emrini verdi. Mürit, şeyhinin emrettiği yere gitti, bir müddet oturup çevresine bakındı. Nur yüzlü bir ihtiyarın merkebine odun yüklemiş olduğu halde geldiğini gördü. Tam bu sırada başka biri meydana çıktı ve o nur yüzlü ihtiyarın sakalından tutarak dövmeye başladı. Bu yetmiyormuş gibi zavallı ihtiyarın getirdiği odunları da aldı ve gitti.

Mürit geri döndü ve gördüklerini olduğu gibi şeyhine anlattı. Şeyh hazretleri kendisine sordu:

“-İsm-i Azam’ı bilseydin, o ihtiyarı döven ve odunlarını alıp giden adama ne yapardın?” Mürit hemen cevap verdi:

“- O zalimi helak etmek için okur ve zavallı ihtiyarın odunlarını kendisinden alarak sahibine iade ederdim”, deyincee şeyh gülümsedi.

“-Senin gibi sabırsız ve merhametsiz birisine İsm-i Azam’ı talim etmek caiz değildir. Bir merkep ve bir yük odun için, adam öldürülmez.

Ey oğul, bilmiş ol ki, ben İsm-i Azam’ı senin o gördüğün dayak yiyen ve odunları elinden alınan zat-ı muhteremden talim edip öğrendim.” (Hızır’a ve Huzura Kavuşturan Esmaül Hüsna)

08.11.2016 16:29