TAKİP ET

İhtiyacın olan bir dert ortağını bulamazsan…

Sevgili Ümit Burcu! Yine bir kaç problemle boğuşmaktayım. Boğulmak üzereyim desem daha doğru olur. Çok değerli üniversiteli öğrencilere rehberlik yapma gibi çok yüce bir görevim var. Gün geçtikçe bu işin ehli olmadığımı daha iyi anlıyorum. Kimseyle paylaşamadığım dertlerimle başa çıkamayınca içime kapanmaya ve mağarama çekilmeye başladım. Aslında bu benim size üçüncü mektubum. Değişik isimlerle mektuplar yazdım. Fakat her mektubumda bana çok değer verdiğinizi ve bende bir cevher gördüğünüzü söylediniz. Benim hakkımdaki düşünceleriniz aynı mı? Fakat ben kendimden memnun değilim. İnsanlara güven ve sevgim azalmaya başlamışken ben nasıl onlara rehberlik yapabilirim? Sevmekten korkmaya başladım. Ruhum çok acıdı. Bu halimle insanlara faydam olur mu? Hafakanlarım dinsin, sakinleşeyim diye dış dünyaya kapanmak doğru mu sizce? Sizinle dertleşmek ve bir de duanızı almak için bu mektubu yazdım. Selam ve sevgiler. DERTLİ BEN

Değerli kardeşim! Eğer derdin “ben” olursa “sen” gibi ölümlü ve bir ömürlük, kısa olursun. Eğer derdin “biz” olursa damla iken derya gibi sonsuz olursun. “Ben” ölümlü, “biz” sonsuz… Senin çektiğin çile, mukaddese çile. İnsanlığı kurtarmak için çile çekenler, insanlık çapında sevap kazanırlar. Halkın ve Hakk’ın gözdesi olurlar. Çünkü çileyle olgunlaşmakta ve sabırla aşılmaz mesafeleri aşmaktalar. Senin içinde bulunduğun durum da bundan ibaret gerisi teferruat.

Sorularına gelince uzun mektubundan 3 cümle aldım. Bunlar çok harika, orijinal tespitler. Seni tebrik ederim. Her şeyin farkındasın. 1-İnsan kendisini fark ederse, 2-Eksik yönlerini bilirse 3-Ve bu eksiklerini nasıl tamamlayacağını da bilip, uygularsa KAMİL bir insan, iyi bir rehber olur. Sen bu yoldasın. “Bende cevher görüyor musun ki değer veriyorsun?” diyorsun. Evet, sende bir cevher, insanlığa hizmet adına bir ümit görüyorumki değer veriyorum.“İşte en büyük hataya burada düşüyorum..” demişsin. Hata yok, doğru olanı yapıyorsun. Sana bir damla sevgi verene sen bir kova sevgi sun. Verdiğin sevgi karşılıksız kalmaz. O kişiden karşılık bulamazsan da israf olmaz mutlaka bir yerden sana geri dönüşümü olur. Sevgi vermekten korkma. Sevmekten korkma. Fakat seveceğin kişiyi iyi seç. Yanlış kişiyi sevme. Bataklığa tohum saçma. Saçtığın tohuma, harcadığın emeklere ve karşılıksız sevgine yazık etme. Doğru kişiyi seviyorsan ve seni anlıyorsa yani sevgin yankılanıyorsa o zaman sevmekten korkma kızım. “Bu ara ruh halim iyi değil, kendimle uğraşıyorum, ruhumdaki yaralar acıtıyor.” Bu sözlerinde samimisin. Doğru söylüyorsun. Ara sıra öyle oluruz. Öyle olmalıyız ki kendimizi bulalım. Kendimizi sorgulamamız için o halleri yaşarız. Sen de onu yaşıyorsun ve şu cümlen psikiyatristin sana söyleyeceği söz: “Ben, bir kaç gün dinleneyim. Kendimi toparlayayım. Hafakanlardan çıkıp, dingin bir ruh hali ile hayatıma odaklanayım, geleceğe ve hayırlı işlere devam edeyim” On üzerinden on numara kendini anlatmışsın. Hanımlar ara sıra mağaralarına çekilirler. İpek böceği gibi. Orada bir kaç gün kozalarını örerler. Sonra aramıza dönerler. Çevresindekilerin onu anlaması lazım. Ne tam terk edip, küsecekler ne de fazla üzerine gidecekler. Ona sevgi vererek destekleyecekler ki hanım o durumdan kısa sürede dönüp gelsin. Sen şimdi bir kaç gün kozana kapan. Uzun atlayacak kişi gibi geri geri çekil. Sonra sıçrar hamle yaparsın. İhtiyacın olan bir dert ortağını bulamazsan, doktorunla görüşmende fayda var. Rabbim sana yardım etsin. Hafakanlarını dindirsin. Seni karşılıksız sevenlerinin sayısını artırsın.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

11.04.2016 19:17