TAKİP ET

Gençlerin kötü alışkanlık edinmesinin altında yatan sebebler

Sayın Ümit Burcu, Almanya’da doğup büyüyen gençlerimizin sayısı her geçen artıyor. Fakat kalite düşüyor. Kötülüklere bulaşan, günah okyanusunda yüzen ve bundan rahatsızlık duymayan gençlerimizin sayısı bir hayli fazla…  Avrupa toplumundaki gençlerde kötü alışkanlıkların (örneğin istatistiklere göre uyuşturucu kullananların sayısı her geçen gün artıyor. Diğer kötülükler de öyle) bu kötülüklerin artmasının sebepleri nelerdir? Bunların önlenmesi adına neler yapılabiliriz? Bir Müslüman olarak bu duruma üzülüyorum. Lütfen bu konuda anne baba ve sorumluları ikaz edecek şekilde bir yazı kaleme alır mısınız. Şimdiden teşekkür ederim. TEKLİF

Teklif sahibi değerli kardeşim!

Mektubunuza cevap vermezden önce iki konuyu söylemek istiyorum.

Birinci konu: “Günah okyanusunda yüzüyor” dediğin gençlere “gençlerimiz” deyişin ve onları sahiplenişin beni duygulandırdı. Seni tebrik ederim, kucaklayıcı bir bakış açınız var. Böyle düşünen kişilerin sayısının artması, problemi azaltacaktır.

İkinci konu: “Anne baba ve sorumluları ikaz etmemi” istiyorsun. Bu benim işim değil. Ben sadece tehlikeyi ve çözüm yollarını dile getiririm. İlacı gösteririm. Alıp, kullanmak şifa bulmak hastaların ve hasta sahiplerinin bileceği iştir. Rabbim söz ve davranışlarımıza, yazdıklarımıza ve konuştuklarımıza tesir versin. Amin.

Mektubunuzda bahsettiğiniz konuya gelince; tespitiniz doğru. Çözüm adına neler yapabiliriz?

Pek çok şey yapabiliriz. İlk önce gençlerin bu kötü yollara  düşme nedenlerini bilmemiz gerekir.

Bunları önem sırasına göre olmasa da kısaca şöyle sıralayabiliriz.

*Yalnızlık. “tek kişi şeytandır.”

*Haram ve günahlar konusunda eğitimsizlik. Bu konularda yüzeysel bilgi var veya yok denecek kadar az.

*Özenti. Özellikle ergenlik ve ileri ergenlik döneminde her ergen birilerine özenti duymaktadır. “idol” olarak olumlu kişileri tanımadığı/ tanıtmadığımız için bizim dünyamıza uzak kişilere özenti duymakta ve günaha batmaktalar.

*Kendini ispatlamak isteği. Artık “delikanlı” olduk, 18 yaşımızı geçtik vs. gibi düşüncelerle gece hayatına adım atmalar, arkadaşlarda yatılı kalmalar esnasında günahla tanışıyorlar.

*Magazin kültürü, sinema, reklamlar, uyuşturucunun ucuz ve kolay bulunması vs.

*Günah işlemeyenlerin “adamdan sayılmaması.” O gruba kabul edilmemesi gibi etkenleri sayabiliriz.

Kötü alışkanlıklar konusunda dinimizin öğütleri

*Pek çok günahın başlangıcında iman zayıflığı var. Sağlam imanı elde eden kişi ihsan sırrına ulaşır. Ben Allah’ı görmüyorum ama o beni görüyor, diye düşünür. Yalnız da kalsa günaha girmez.

Dinimiz “yaklaşmayın!” diyor. İnsanların kötülüklere bulaşmaması için tedbirler alıyor. Örnek olarak zina için “yaklaşmayın!” demek suretiyle zinaya götüren sebepleri de yasaklıyor.

*Yeterli dini bilgi alamayan gençler daha çok sarsıntı yaşıyor. Sağlam bir inanç olmayınca helal ve haram konusunda lakayt davranılıyor. İnanç esaslarında taklitten kurtulup tahkiki iman noktasına çıkamayan insanlarda bu çeşit arızalar olabiliyor.

*Vicdan mekanizmasının  çalışması gerekiyor. Vicdan, karar mekanizmasıdır. Vicdanı besleyen iman ve imana ait eserler, ilmi dini bilgilerdir. Çağa uygun metodla hem akıl hem de kalb tatmin edilip, doyurulacak biçimde bu bilgilerin verilmesi gerekir.

*Anne baba ve eğitimcilerin çok iyi şekilde rol, model olmaları gerekiyor. Yukarıda anlattığım şekilde çocuklar dıştan “idol” arayışına girmesinler. En yakınında en sevdiği kişiyi “mentor” olarak görebilsinler.

Sizin gibi duyarlı ailelerin ve eğitimcilerin sayısının artmasını ve gençlerimizin günahlardan uzak bir hayat yaşamalarını dilerim.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

18.09.2016 22:49