TAKİP ET

Gönüllü olmak, hayır faaliyetinden öte ciddi bir ihtiyaçtır

Sevgili Ümit Burcu, herkese ümit veriyorsunuz. Yazılarınız, tavsiyeleriniz ve orijinal tespitlerinizden çok istifade ediyoruz. Ben bir konuda sizin yardım ve desteğinize ihtiyacım var. Sizinle istişare yapmak istiyorum. Ben erken emekli oldum. Almanya’da yaşıyorum. Türkiye’ye dönmek istemiyorum. Evde boş oturmak kesinlikle kabul edemeyeceğim bir durum. Şimdiye kadar kendim için, dünyalık için çalıştım. Çok şükür karnımızı doyuracak kadar gelirim var. Bundan sonraki ömrümde insanlığa ve özellikle kendi insanlarımıza hizmet vermek istiyorum. Bulunduğum yer küçük bir şehir. 4 yıl önce kurduğumuz bir derneğimiz var. İki yıldır başkanlık görevini ben yürütüyorum. Hafta sonları çocuklarımıza ders yardımı, Türkçe ve Kur’an dersleri veriyoruz. Fakat pek verimli olamadık. Görevli arkadaşlarımızın hepsi çalışan kişiler. Şimdi ben Allah rızası için bu derneği canlandırmak ve burada gençlerimize faydalı olmak istiyorum. Tabii ki dernek başkanlığının yanında derneğin bütün sorumluluğu benim üzerimde olacak. Bu konuda bazı çekincelerim var. Kendimi tam hazır hissetmiyorum. Ağır bir sorumluluk olduğunu biliyorum. Geçtiğimiz Ramazanda Alman komşularımıza iftar verdik. Hazırlığı, davetiye basılıp dağıtılması vs. beni çok yordu. Gelenler memnun oldular fakat bizim ailenin dışında diğer arkadaşlarımızdan yardım göremedik. Bunları düşününce cesaretim kırılıyor. Bu ağır vazifenin altında ezilmekten korkuyorum. Lütfen beni motive edecek ve bir dava adamı olarak dikkat etmem gereken konular nelerdir, yazabilir misiniz? Teşekkür eder, dularınızı beklerim. GÖNÜLLÜ

Değerli Gönüllü kardeşim!

Bugün, başkalarını düşünme, paylaşma ve bunu karşılıksız GÖNÜLLÜ olarak yapma her zamankinden daha çok bir hayır faaliyetinden öte, ciddi bir ihtiyaç haline gelmiştir. Seni tebrik ederim.

Almanca’da  gönüllü; üç kelimeden oluşan “freiwilligendienst” kelimesiyle ifade ediliyor. “Frei-willigen-dienst”. “Frei” yani serbest veya bedelsiz, “willigen” isteklilik, “dienst” ise hizmet kelimelerinin karşılığı. Kısaca; serbest ya da bedelsiz ve istekli olarak olarak hizmet.

Türkçesi gönülle ilgili. Gönül işi. Gönlü geniş, gönül ehli kişilerin işi.

Bazı çekincelerinin olması normal. “Eksiklerim var”diyorsun. Hangimiz 4/4 lük insanlarız ki? Hepimizin pek çok eksikleri var. Görev ortada kalmasın diye işin ehli kişiler gelinceye kadar “Gönüllü” olarak devam ediyoruz. Dernek hizmetleri de hep böyle devam ediyor.

Dava adamı olarak, gençlere ve çevrene rehber olmak istiyorsun. Hedefini seçmişsin. Bir mum gibi yanıp, çevreni aydınlatmak istiyorsun.

Değerli kardeşim!

Bir anda “dava adamı” olunmaz. Bir “dava adamı” en az 15-20 yılda yetişir.

Teorisini okumak yetmez. Çekirdekten yetme dediğimiz, küçük yaşlardan itibaren en küçük kademede görev alıp, adım adım zirveye doğru çıkmak en sağlam ve uygun olanıdır.

Sen hakiki dava adamı olacaksın. Özenti dava adamı, sahte dava adamı olmayacaksın. Hakiki olmayan dava adamları, halkı hizmetçi gibi görürler. Davanın yücelmesi adına sunulan imkanları kişisel çıkarları için kullanırlar. Bir siyasetçinin dediği gibi:”Harun gibi gelir, Karun gibi giderler.”

Dava adamı veya dava madamının olmazsa olmaz bazı özellikleri vardır:

*Hakiki dava adamı, davasına inanır.

*Davasını anlamıştır. Hedefi bellidir.

*Davasını kendi hayatında fiilen yaşar. Teori ve pratiği birleştirmiştir.

*Sahip olduğu imkânlarla davasını başkalarına anlatmanın yollarını arar.

*Sağlam inanç ve amel sahibi kişidir.

İnşaallah bu özellikler sende vardır. Yoksa da bu ideal ve hırs olduğu sürece en kısa zamanda kendini geliştirir, iyi bir dava adamı olursun.

Seni tekrar tebrik edip, sana destek olan aile fertlerine de selamlarımı gönderiyorum.

Derneği “aile meclisi” olmaktan çıkarıp, çatısını genişleterek kucaklayıcı bir dava adamı olmanızı, engellere takılmadan Hak yolda yürümenizi tavsiye ederim.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

25.09.2016 19:36