TAKİP ET

‘Erteleme hastası’ kardeşim, bu tavsiyelerimi okumayı erteleme!

Sayın Ümit Burcu! Benim derdim, yapmak istediğim işlere bir türlü başlayamıyorum. Çok önemli işleri bile bu gün yaparım, yarın yaparım diye hep erteliyorum. Her akşam yarın yapılacak işleri yazıp masama koyuyorum ne yazık ki bir türlü başlayamıyorum. Tabii ki bu arada çok değerli fırsatları da kaçırıyorum. Pişman oluyorum. Ben bu huyumdan nasıl kurtulabilirim? Teşekkür ederim. BİTKİN

Değerli kardeşim! Erteleme huyu demişsiniz buna “erteleme” hastalığı deseniz daha doğru olur. Çünkü “erteleme” de bir çeşit hastalıktır. Üzülerek belirteyim ki bu hastalık yayılmaya başladı. Sadece sen değilsin, her yaştan ve her meslekten kişi bu hastalıktan şikâyetçi.

En son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim: Mutlaka bir şeyi ertelemen gerekiyorsa, ertelemeyi ertele! Ve bu yazacaklarımı okumayı erteleme. Kendine şu soruyu sor: “Neden erteliyorum?” Ertelediğin şeyi neden erteliyorsun? Seni geri adım atmaya zorlayan faktör nedir? Bir şeyi yapmak istemeyişinin temelinde ya korku vardır ya da motivasyon eksikliği bu ikisini de gözden geçir. Erteleme hastalığı en çok kendisini disipline edememiş kişilerde görülmektedir. Böl-parçala-uygula bu üçlü sıralamayı takip etmeye çalış. Bir işin tamamını yapamıyorsan, küçük parçalara bölerek üstesinden gelebilirsin ve güven kazanmış olursun. Yakın ve uzak hedeflerini yazıp duvara as ve sık sık kendine hatırlatma yap. “Çok şeyi yapmak istiyorum ama yapamıyorum” demene gelince bu sözün eksik. Neden eksik? Bir şeyi sadece istemek yetmez. Hani derler ya “istemekle olsaydı kedi kasap olurdu.” “İstiyorum ama yapamıyorum” demek, yeterince istemiyorum demektir. Günlük yaptığın ve hiç ertelemediğin o kadar şey var ki, onları hiç ertelemiyorsun. Çünkü onların önemine ve onsuz olamayacağına inanıyorsun. Yemek yemek, su içmek, uyumak, tuvalete gitmek gibi…

Önemli bir konu da hayal, beklenti ve isteklerini birbirine karıştırma. Kendi kapasiteni ve gücünü tanımadan çok büyük işlere girişirsen, gerçekleştiremediğinde hayal kırıklığı yaşarsın. Bundan sonra gözün korkar ve atılım yapamazsın. İçinden bir ses “nasıl olsa başaramayacaksın!” der. Sen de o işten vazgeçersin, ertelersin. İşleri planlarken “yarın yaparım” demek yerine “yarın şu saatte yapmam lazım” deyip, kendini bağlayıcı karar al. Yani zaman planlamasını çok esnek yapma. Başlama ve bitme saatini belirle. Kendi kendine olumlu komutlar ver. O işin olumlu sonuçlarını düşün. Fakat “yapamam, başaramam, şeklinde kendine negatif telkinde bulunma. Aşırı mükemmelci, perfeksiyonist olmaktan vazgeç. Hiç yapmamak ne kadar kötüyse, az da olsa küçücük bir şeyleri zamanında yapmak o kadar önemlidir.

Son olarak tembellikle ertelemeyi birbirine karıştırma. Tembel kişi rahatını, alışkanlıklarını terk etmek istemez. Bundan kurtulmanın çaresi harekete geçmektir. Kâinatta her şey hareket halinde iken atıl, tembel oturmak yaratılış kanunlarına aykırıdır. Erteleme bir problemdir, yolunu tıkayan bir engel haline gelebilir.

Erteleme, kişinin kendisini aldatmasıdır. Bir şey yapmamak ya da, önemsiz şeyler yaparak vakit harcamak, asıl yapılması gerekenden uzaklaştırır. Erteleyen kişinin bilinçaltı isyan eder, kendisini sürekli baskı altında hisseder. Huzursuz olur. Yarın yaparım, biraz sonra yaparım yerine hemen işe başla. Hoşlanmadığın işleri önce yapmaya çalış.

İşi bitirdiğinde kendini ödüllendir. Rumuzda belirttiğin BİTKİN’likten kurtulmak için bunları yapmayı erteleme. Dakik, zamanı en iyi değerlendiren, aktif ve başarılı bir insan olman dileklerimle.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

04.04.2016 19:15