TAKİP ET

Eğitim hayatlarında gençlere aile baskısının zararları

Sevglili Ümit Burcu! Bu sene abitur (lise bitirme) sınavlarına giriyorum. Benim isteğim ve niyetim önce meslek yapıp daha sonra üniversiteye devam etmek. En azından meslek öğrenirken ikinci sınıftan itibaren üniversitelere başvurup eğitime başlamayı düşünüyorum. Burada iki problemle karşı karşıyayım. Birinci problem ailem. Benim hukuk okuyup, avukat olmamı istiyorlar. Onlar istedikleri için böyle bir bölümü tercih etmiş olacağım. Ben sayısal da başarılıyım. Ezbere dayalı olan hukuk fakültesinde başarılı olacağımı zannetmiyorum. İkinci problem de meslek konusunda karar vermekte zorlanıyorum. Tam bir kararsızlık içindeyim. Bu konuda ailemi kırmak istemiyorum. Tavsiyelerinizi bekliyorum. AİLE PROBLEMİ

Aile problemi yaşayan sevgili kızım! Öncelikle mutsuz olmana üzülmekle beraber, meslek eğitimi adına yolun başında hayatını sorgulamana çok memnun oldum. İnsan düşünmeye zaman ayırmalı, kendini öğrenip tanımak için. Bu bize acele etmeden bizi mutlu edecek kararlar almamızı sağlar. “Mutlu olmak istiyorsan, birinci kural; seni ne mutlu ediyorsa onu yap. Eşini ve işini doğru seç. Hayatında iki dayanağın olan bu ikisini yanlış seçersen mutluluğu yakalaman imkansızdır.” der Haluk Öztekin, İnsan Mühendisliği: Kendini Tanı, Hayatına Anlam Kat, Kalıcı Ol adlı kitabında. Tabiiki buraya bir ekleme yapmam gerekir; “Seni ne mutlu ediyorsa onu yap” derken helal dairede kalmak kuralını kulak ardı etmemen şartıyla! Evet, bizler aileler olarak küçük yaştan itibaren gençlerimizin bilinçaltına belli önemli meslekleri işleriz. “Kızım veya oğlum doktor olacak”, “Benim kızım öğretmen, avukat olacak” der gururlanır ve gelecek hakkında olmadık hayallere dalmakla beraber, çocuğum ne ister düşünmeyiz. Bu şekilde ailesini mutlu edeceğini düşünen 6 yaşındaki çocuk bile doktor, öğretmen avukat olmak ister. Halbuki meslek seçimi, hayatımızın en önemli dönüm noktasıdır. Çocuğun ruhuna uygun meslek seçmediğinde, elbette onun kendisiyle, ailesi ve çevresiyle de mutlu olmasını beklemek doğru olmayacaktır. Okullardaki büyük eksiklik; meslek seçimi konusunda gençleri yeterince bilgilendirilmemesidir. Gerçi Almanya›da lise son sınıfta, üniversitelerde bölüm bilgilendirme seminerleri oluyor. Veya kararsız gençleri yönlendirme adına Studienberater’elere müracaat edilebiliyor. Bu imkânları yeterince kullandın mı bilmiyorum ama hala değerlendirebilirsin. Yapabileceğini düşündüğün tüm mesleklerin bir envanterini çıkarıp, okuma şartları, sonrasında çalışma hayatında ortam ve imkânlarını listeleyip kendine göre pro/kontra değerlendirmesi yapabilirsin. Seni en çok mutlu edecek, yapmaktan zevk alacağın mesleği bu şekilde seçebilirsin. Kafandaki belli meslekler hakkında mesleği icra eden büyüklerine de müracaat edip, kendini bilgilendirmen ilerde meslek hayatında seni neler bekliyor hazırlıklı olmak adına iyi olur. Biz buna istişare diyoruz. “İstişare eden pişman olmaz“ diyen Peygamber’in (sas) ümmetiyiz. Fakat istişareye hayatımızda çok az yer veriyoruz. Önemli olan senin hayatın ve uzun yıllar var önünde. Ailemi gururlandırayım mezuniyetimle, onları mutlu edeyim düşüncesi bizim mutluluğumuzun önüne geçerek, bizi mutsuz etmemeli. Sana uygun güzel bir meslek bulacağına inanıyorum akıllı kızım. Hayatının her adımında sana başarılar diler, bu şekilde düşünmeye ve kendini tanımaya vakit ayırmanı daima tavsiye ederim. Yolun ve bahtın açık olsun kızım!

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

18.04.2016 17:00