TAKİP ET

Duamızda neleri istemeliyiz? Cenneti istemek ihlasa ters olur mu?

Değerli Ümit Burcu, günlük hayatımda ve namazlardan sonra yaptığım dualarda Cennet’i istiyorum. Cennet’i istemek bencillik midir, namazı Cennet için mi kılmış olurum? Böyle bir duanın dinde yeri var mıdır ve kötü müdür? Peygamberimiz Sallallahü aleyhi vesellemin bu konuda uygulaması ve tavsiyeleri var mıdır? İnternetten araştırdım. Kafam karıştı. Pek çok fetva var. Size yazmayı uygun buldum. Bu konuda sizlere güveniyorum. Şimdiden teşekkür ediyorum. DUA

Değerli kardeşim!

Sadece internette okuduğunuzla yetinmeyip, bize yazmanıza teşekkür ederim. Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi vesellem bizlere namazın nasıl kılınacağını ve duanın nasıl yapılacağını ve duada neler istenileceğini açık ve net olarak hem anlatmış, hem de uygulamasını yapıp, göstermiştir.

Kafa karışıklığına fırsat verilmeyecek şekilde net tavsiyeleri var. Bize düşen görev onlara uyup, dünya ve ahiret mutluluğunu yakalamak.

“Allah Resûlü (aleyhi ekmelü’t-tehâyâ) bize bir hedef gösterirken, Cennet’te yüz mertebe bulunduğunu ve Firdevs’in, makam bakımından en yüksek derece olduğunu belirttikten sonra, ‘Allah Teâlâ’dan Cennet’i istediğiniz zaman, Firdevs’i isteyiniz.’ buyurarak, himmetimizi âli tutmamız gerektiğine işaret etmiştir.

Dahası, bize Firdevs talebinden de öte isteklerde bulunma edebini öğretmiş ve Cenâb-ı Hak’tan neler isteyebileceğimizi gösteren dualar talim buyurmuştur. Ondan öğrendiğimiz dualar sayesindedir ki, sabah-akşam ‘Allah’ım, Cemâlini seyretme arzusuyla içimizi doldur, Sana kavuşma şevkiyle gönlümüzü coştur ve ötede Cemâlinle bizi serfiraz kıl’ diyoruz; Cemâlullah’ı müşahedeye, rıza-yı İlahîyi tahsile ve rıdvâna ermeye talip olduğumuzu ilan ediyoruz.

Evet, Peygamber Efendimiz’den öğrendiğimiz bu dualar, asla dûnhimmet olmamamız ve himmetimizi hep âlî tutmamız gerektiğini salık veriyor.

Dolayısıyla, namazın hakikatini idrak etme hususunda da yüce himmetli olmalı; Cenâb-ı Hak’tan selef-i salihînin ibadet aşk u iştiyakını, onlardaki kulluk temkinini dilenmeli ve namazı şuurluca ikâme edebilmek için inâyet-i İlahiyeyi talep etmeliyiz. Belki herbirimiz şöyle demeliyiz: ‘Allah’ım! Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz namazı hangi enginlikte ikâme ediyor idiyse, bana da o idraki lutfeyle; namazın manasını benim ruhuma da duyur. Rabb’im, ben de Peygamber Efendimiz’in eda ettiği gibi namaz kılmak ve onu benliğimin bütün zerrelerinde duymak istiyorum.. namaz esnasında Sen’den başka bütün mülahazalara karşı kapanmayı ve tamamen namazlaşmayı arzu ediyorum.. Ne olur Allah’ım, bu lütfunu bana da nasip eyle!..’

Evet, peygamberâne bir ibadet ufkuna mazhar olmayı istemek peygamberlik istemek demek değildir. Bu talep, her hususta takip edilmesi gereken İnsanlığın İftihar Tablosu’nu ibadet hayatı itibarıyla da örnek almak ve namazda daha bir derinleşmek talebidir. Sizin bu türlü bir duanız kat’iyen boşa gitmez. Bu duada istekli ve ısrarlı olursanız, Allah sizi mahrum etmez.” (Kırık Testi)

Değerli kardeşim,

Kerim Rabbimiz Kur’anında namaz kılanlara, halis kullukta bulunanlara Cennetini yüzden fazla yerde vaad etmiştir. Namaz ve duada tembellik edenleri Cennetin güzellerini ve güzelliklerini tasvir ederek tembellerde aşk, şevk uyandırmıştır.

Yapılan ibadet ve dualar sadece Cennet amaçlı olmadığı sürece bir sakınca yoktur. Sen namazını hissederek, huşu içinde kıl. Peşinden de Cennet’ül Firdevsi iste. İstersen bizi de iste, beraber olalım. Rabbim dualarını ve ibadetlerini kabul eylesin, amin.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

28.04.2016 17:56