TAKİP ET

Bir ömür boyu okunması gereken kitapların listesi

Sevgili Ümit Burcu! Medyadan takip ettiğimiz ve sizlerin de dile getirdiğiniz gibi çok mübarek ve önemli günlerde bulunuyoruz. Çekilecek zikirleri yazıyorsunuz. Herkes kendisine göre bir zikir çetelesi, cüz paylaşımı yapmış, ona devam ediyor. İnternet ortamında zikir ve dua enflasyonu var. İstemediğimiz kadar seçenek var. Acaba okunacak kitaplar konusunda neler tavsiye edersiniz? Hayatımızın anlam kazanması ve daha bereketli bir ömür sürebilmemiz için okumamız gereken kitapların listesini yazabilir misiniz? Tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkür ederim. TEFEKKÜR EHLİ

Sevgili Tefekkür ehli kardeşim!

Sen bir mütefekkirsin. Çok değerlisin. Çünkü yaşadığımız bu asırda en az bulunan kişi; mütefekkir… Çorbadaki tuz gibi. Sen o azlardansın. Ne mutlu sana. Ben de bir mütefekkire muhatap olduğum için mutluyum. Evet, olağanüstü günlerde bulunuyoruz. Öyleyse olağanüstü davranışlarda bulunalım. Zamanın altın diliminin arefesinde bulunuyoruz. Bu günleri dolu dolu yaşamak; zamanı mümince yaşamanın ve değerlendirmenin adıdır. Bunu da ancak, gerçek tefekkür ehli olanlar yapabilirler. Çünkü tefekkür, zikrin blokajıdır. Zikirsiz tefekkür hedefe götürmediği gibi, tefekkürsüz zikir de tek kürekli kayık gibi durduğu yerde döner. Döner ama katiyen varması gereken menzile varamaz.

Değerli kardeşim! Benim sana tavsiye edeceğim ve bir ömür boyu okuman gereken üç tane kitap var:

Birinci kitap: Kendini oku. Asrın mütefekkiri der ki; “Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku. Yoksa hayvan ve camid (cansız) hükmünde insan olmak ihtimali var.” İmanda derinleşme, marifetle kanatlanma ancak tefekkürle olur. Bunun için kendimizi bilmekle, mahiyetimizi tanımakla kendi varlığımız, ruh ve cesedimiz üzerinde tefekkürle işe başlamalıyız. İnsan, Allah’ın yazdığı harika bir sanat eseridir. Bir hücremizi tam anlamıyla anlayabilmiş değiliz. Göklere açılan, okyanusun derinliklerine dalan insan kendini tanıma konusunda yaya kalmıştır. Kemale ermenin ilk adımı; varlığımız ve vazifelerimiz üzerinde tefekkür etmektir.

İkinci kitap: Kainat kitabı. Kainat bir kitaptır. Her kitabın bir yazarı vardır. Kainat kitabının yazarı da Allah’tır. Elimizdeki kitabın anlamı bilinmezse, değeri yoktur. Kağıt parçasından ibarettir. Kainat; her bir harfinde binlerce anlam gizlenmiş olan bir kitaptır. Peygamber Efendimiz (asm) “oku!” emrine muhatap olduğunda yanında kitap bulunmuyordu. Yazmayı ve okumayı bilmiyordu. Efendimiz, kendini ve kainatı okumakla işe başladı. Bizler de, Peygamber Efendimizin (asm) şahsında kendimizi ve kainat kitabını okumalıyız. Bu okumayı Kur’an-ı Kerimin öncülüğünde yapmalıyız. Kâinat, boş bir madde yığını değil; anlamlı büyük kâinat kitabıdır.Şimdi sen bir büyük kitabın sayfaları arasında gezinmektesin. Hem bu sayfaları okuyacaksın hem de kendinin okunması gereken bir sayfadan ibaret olduğunu bileceksin. Önce evimiz ve çevresini gezdikten sonra çarşıları, pazarları dolaştığımız gibi, tefekküre de kendimizden başlayıp, sonra dış âlemi dolaşmamız daha doğrudur. Tefekkür Üstadı bunun ölçüsünü veriyor: “Nefsî tefekkürün tafsilatlı, afakî tefekkürün ise icmalî” olsun.

Üçüncü kitap: Kur’an kitabı. Kur’an, Allah’ın hitabı. Allah’ın sesi. Yukarıda geçen birinci ve ikinci kitabın tercümesi. O iki kitabın kullanım kılavuzu. Kur’ânan okunan yerlere huzur ve bereket iner. Okuyanların keder, vesvese ve manevi sıkıntılarını giderir. Kur’ân okumayan gönül, harap olmuş bina gibidir. Kur’an okunmayan evde huzur olmaz, hayatın tadına varılamaz. Yaratıcımız yanındaki üstünlüğümüz; Kur’ anı okumak , okutmak, anlamak ve uygulamaktan geçer.

Bu üç kitabı ömür boyu okumanı ve tefekkür ehli olmaya devam etmeni dilerim.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

29.05.2016 17:20