TAKİP ET

Berat Kandili’nden sonra, geriye sayım heyecanı başlamalıdır

Değerli Ümit Burcu! Sosyal medyada Şaban-ı Şerif’in son on günüyle ilgili doğruluğundan emin olamadığımız haberler dolaşıyor. Pek çok kişi de bunları paylaşıyor. Okunacak dualar, çekilecek zikirler ve kılınacak namazlarla ilgili hiç duymadığımız tavsiyelerle karşılaşıyoruz. Bunların doğruluk derecelerini bilemiyoruz. Fakat okunacak dua ve kılınacak namazlarla ilgili o kadar mübalağalı anlatımlar var ki açıkçası inanasım gelmiyor. Fazla abartılı buluyorum. Çünkü bunca yıldır namaz kılan, oruç tutan, kandil kutlayan insanlar olarak böyle dualar, zikirler duymadık. Özet olarak, Şaban ayının son günlerini Peygamberimiz (sas) nasıl değerlendirmiş? Bize bu konuda neler tavsiye etmiştir? Bu konuda bizleri aydınlatmanızı diler, saygılar sunarım. ZAFER

Değerli Zafer Kardeşim!

Midemize giren yiyeceklerin helal olup olmadıklarına dikkat ettiğimiz gibi; akıl midemize giren fikirlerin de doğru olup olmadıklarına son derece dikkat etmemiz gerekmektedir. Zararlı bir fikir, manevi hayatımızı ve ahiretimizi söndürebilir. Sosyal medyada bilgiye çok çabuk ulaşıyoruz. Fakat senin de belirttiğin gibi bunların doğruluklarından emin değiliz. O zaman güvenilir sitelerin fikirlerine itibar etmeniz gerekiyor.

Kısa bir zaman sonra on bir ayın sultanı Ramazan ayı kapımızı çalacak. Evimize gelecek. Feyiz ve bereket dağıtacak. Herkesin kaplarını büyüklüğü kadar dolduracak. Okyanus ne kadar büyük olsa herkes kabı kadar su alır. Böyle önemli bir mevsime, kalbimizi yerinden oynatan bir geriye sayımla girmeliyiz. Bunu ateşleyecek olan günler de Şaban-ı şerifin son günleridir.

Üç ayları, özellikle de Ramazan-ı Şerif’ten önceki bu günleri değerlendirmek; zamanı mümince yaşadığımızın delili olacaktır. Zamanı mümince yaşamanın hazırlığı demektir. En güvenilir kaynaklara göre Peygamber Efendimiz (sas) Şaban-ı Şerif’te ibadete yöneliyordu. Bu O’nun için Ramazan-ı şerife hazırlıklı girmek anlamını taşıyordu. Aslında O yüce kametin buna ihtiyacı yoktu. Fakat bize yol gösteriyor, rehberlik yapıyordu. Neler yapmamız gerektiğinin sadece sözünü etmiyor, pratiğini de yapıyordu.

Efendimiz (sas) Rabbi ile arasında, bizlerin bilemediği ve esrarına vakıf olamadığı nice sırlardan dolayı, bu ayı kendisine tahsis etmiş, “Şaban benim ayım” buyurmuştur. Şaban-ı Şerif Peygamber Efendimiz’in Ramazan’dan sonra bütün bir ay olarak oruçla geçirdiği ve kendisini ibadet ve kulluğa verdiği tek aydır. Efendimiz, Şaban ayında adeta kendisine mahsus olarak, yani ümmete vacip veya farz kılınmamak kaydıyla oruç tutarak geçirirdi.

Şaban-ı şerifin son günlerinde Efendimizin gözle görülen en öne çıkan ibadeti oruç tutmaktı. Bu orucun “Ramazan orucundan sonra en makbul oruç” olduğunu söylerdi. Bu konuda pek çok hadis-i şeriflerden bir tanesinde: “Ramazan ayının orucu için Şaban orucu ile bedenlerinizi temizleyin. Hangi kul üç gün oruç tutup iftardan önce bana çokça salâvat okursa mutlaka geçmiş günahları bağışlanır. Allah’u Teala bu ayda üç yüz rahmet kapısı açar.” Tavsiyesinde bulunmuştur.

Şa’ban-ı Şerif Rasûlüllah Efendimiz’in (sas) ayı olması hasebiyle, bu ayda Peygamber Efendimiz (sas) üzerine mümkün olduğunca çok salavât-ı şerife okuyalım ki, Efendimizin (sas) şefaatine kavuşabilelim. Çok salâvat okuyan kimsede Peygamber sevgisi olduğunun en açık delilidir. Seven sevdiğinin adını dilinden düşürmez. Yine mümkün olduğunca çokça istiğfâr yani “Estağfirullah-el azîm ve etûbü ileyk” denilmeli. Bu günleri; oruç, Kur’an, salâvat ve istiğfarla geçirerek bilinçli bir şekilde Ramazan-ı Şerif’e kavuşmanızı dilerim.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

22.05.2016 18:04