TAKİP ET

Bayram düşünceleri

İslam’da uğursuz gün ve gece yoktur. Ancak birbirinden daha feyizli daha bereketli günler ve geceler vardır. Bayram günleri de böyle müstesna günlerdendir.

Madem bu günler sıra dışı, müstesna günlerdir. Öyleyse bizler de müstesna davranışlar sergileyelim. Her zaman yaşadığımız yeknesak, monoton İslami hayatımızı zenginleştirelim. Sıradan insanlar gibi olmayalım.

Bu günler fedakârlık günleridir. Feda ettiklerimizin üstüne basarak yükseliriz. En çok sevdiğimiz şeyi feda etmek Hak katında bizi en çok sevilen insan konumuna getirecektir. İşte bu manada kurban kesiyoruz. Allah’a takdim ediyoruz. Canımıza bedel kurbanımızı takdim ediyoruz. Akıtılan kurban kanları hürmetine yeryüzünde haksız yere akıtılan kanları durdurmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Hiçbir zaman gurbette bayram, buruk bayram, hüzünlü bayram edebiyatına girmeyelim. Ümitsizliğe düşmeyelim. İnsanlara ümit aşılayalım.

Bu kadar samimi dostu ve kardeşi olan kişi gurbette sayılmaz. Benim dostum yok diyorsan o zaman dost kazanmak zamanı gelmiş demektir. Bayramlar dost kazanma ve dostlukları tazeleme günleridir.

Gurbet; bir coğrafya parçası değildir. Gurbet, dostun bulunmadığı yerdir.

Bizler Avrupa’ya para biriktirmek için gelmedik. Bizler mefkûre muhacirleriyiz. Yüksek ideallerimizden dolayı severek, isteyerek, gönüllü muhacir olduk.

Muheterem Fethullah Gülen Hocaefendi: “Hayatınızda birkaç defa hicret olsun” diyor. Çünkü Hadis-i şeriflere göre hicret, günahları eriten bir iksirdir. Muhacirler; Muhacir Nebi, Medine’nin Gülü ile beraber dirileceklerdir.

Bayram; gaflet ve eğlenceye dalma günleri değildir.

Bayram; kendimizi hesaba çekme, muhasebe yapma günüdür. Nerde bulunuyorum? Bulunmam gereken doğru yerde miyim? Bulunduğum konumun hakkını verebiliyor muyum? Bir kere daha şahsi muhasebemizi yapalım.

Dost, akraba ve arkadaşlar arasında küs ve dargın olduğumuz varsa bayram vesilesiyle barışalım.

Ölmüşlerimizi hayırla yâd edelim. Onlara mağfiret dileyelim.

Komşularımızla bayram vesilesiyle irtibata geçmeye dostluğumuzu perçinlemeye bakalım. Yeni dostlar kazanmak için bir fırsat olduğunu unutmayalım.

Yanlışta ısrar, aklın işi değildir. O, nefistendir. Bazan güneş tutulması gibi akıl tutulmasına maruz kalıyoruz. Araya nefis gibi kötü duygular girince en masum insanların çok güzel davranışlarını bile göremiyoruz. Şaşı bakıyoruz.

Bayram, anlaşma ve uzlaşma günleridir. Anlayış, uzlaşma fedakarlıktır. Gelmeyene gitmek, vermeyene vermek, arayıp sormayanı arayıp sormak, elimiz boşlukta kalsa bile, ilk önce el uzatmak fedakarlıktır.

“Sen hainin tekisin!” diye birisine işaret ettiğinizde işaret parmağınız muhatabı gösterirken  geri kalan üç parmağınız da hain olarak sizi gösterir. Çünkü hain tek değildir.

“Sıkılmış bir yumrukla muhatabın elini sıkamazsınız.”

Geleceğin mutlu yarınları çağımızın fedakar insanı Bediüzzaman gibi düşünen fedailer tarafından kurulacaktır. Evet, O şöyle haykırıyordu:” Gözümde ne Cennet sevdası ve ne de cehennem korkusu var. Milletimin imanını selamette görürsem cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Ben bu millet için dünyamı da feda ettim, ahiretimi de, helal olsun.”

Mutlu yarınlar mutlu insanlar tarfından kurulacaktır. Kendi mutluluğumuzu başkalarıyla paylaşalım. Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır. Bayram günleri, paylaşmanın pratiğinin yaşandığı günlerdir. Bölüşecek hiç bir şeyiniz yok mu? Hiç olmazsa çevrenizdekileri yüzünüzdeki tebessüme ortak edin. O bile paylaşmaktır. Fedakarlık başlangıcıdır, sadakadır.

Allah’ın lütfettiği bu bayramın şahsınız, aileniz, akrabalarınız ve dünyanın değişik coğrafyalarında imana Kur’ana hizmet eden kardeşleriniz hakkında hayırlara, bereketlere, yeni dostluk ve hidayetlere vesile olmasını niyaz ederim. Rabbim sıhhat ve afiyet içinde yüzümüzden tebessümü eksik etmeden nice mutlu bayramlara ulaştırsın. Bayramınız, bayramımız olsun.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

17.09.2016 23:17