TAKİP ET

Almanya’da işçi olmaktansa memleketimde esnaf olmak iyi değil mi?

Sevgili Ümit Burcu, eşim vasıtasıyla yazılarınızdan haberdar oldum. Yaptığınız tavsiyeleri çok beğendim ve ben de size bir derdimi danışmak istedim. Evlilik yoluyla Türkiye’den geldim. Türkiye’de işyerimiz vardı, esnaflık yapıyorduk. Esnaflık tecrübem var. Burada da aynı işi yapmak istedim. Fakat kayınpeder ve kayınbiraderler karşı çıkıyorlar. İş kurup, esnaflık yapmamı istemiyorlar. İlk geldiğim günlerde söz vermişlerdi, şimdi ise: “Fabrikada, temizlikte, pazarcılıkta çalış, dükkan açma işi olmaz.“ diyorlar. Böyle giderse geri dönmeyi düşünüyorum. Her ne kadar işyerimizi kardeşlerim ve babam devam ettirseler de son olaylardan sonra Türkiye’de parlak bir gelecek göremiyorum. Almanya’da işçi olmaktansa memleketimde esnaf olmak iyi değil mi? Diye de düşünüyorum. Bir çıkmaz sokaktayım. Gitmek mi, kalmak mı? Kararsız  durumdayım. Yol ayrımındaki bu kardeşinize yapacağınız tavsiyeyi bekliyorum. YOL AYRIMI

Yol ayrımındaki sevgili  oğlum, “Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.

“-Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir.” diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.“

Değerli kardeşim,

İlk tercihin Almanya’da kalıp ticret yapmak olsun. Küçük de olsa bir dükkanla işe başla.

Yılmadan bıkıp, usanmadan yoluna devam et. Şartları değerlendir. Sermaye bulmanın yollarını araştır. Hemen pes edip, ümitsizliğe düşme!

İş yapmak için ilk önce eşinle konuş. Onu ikna et. Almanya’ya  gelmezden önce neler konuşmuştunuz? Senin esnaflık yapacağını biliyor muydu? Onun desteğini almaya bak. Eşin razı olmazsa tek başına  şansın yok. En önemli konu, sen Türkiye’ye döndüğün zaman eşin seninle beraber gelir mi, yoksa sana güle güle mi der?

Ezbere bildiğin bir sözü benden bir daha işit: “Her başarılı erkeğin arkasında mutlaka bir hanım vardır.”

Çünkü Almanya’dasın, dil sorunun var. Resmiyeti, devlet dairelerindeki işleri takip edecek en önemli yardımcın eşin olacak.

Mektubunda fazla bilgi olmamakla beraber anladığıma göre; kayınpeder tarafı sermaye vermek istemedikleri için karşı çıkıyor olabilirler. Bu konuda onları da ikna et. Onlardan para desteği istemediğini söylersen yumuşarlar ve “tüccar bir damat”larının olmasından memnun olurlar.

Değerli oğlum,

Karşılaştığımız her engel, hayat şartlarımızı daha da iyileştirecek birer fırsattır. Babanı ve kardeşlerini de  detaylıca bilgilendir. Onların dua ve fikirlerini de al. En son kararı verecek olan sensin.

“Almanya’da işçi olmaktansa memleketimde esnaf olmak iyi değil mi?„ sorusuna eşinle beraber aile saadetini dikkate alarak istişareyle isabetli bir karar vermenizi dilerim.

04.11.2016 17:42