TAKİP ET

Ailesinden habersiz evlenmek isteyen kişinin acı durumu

Sevgili Ümit Burcu! Bu sene meslek eğitimim bitecek. Evlilik yaşım geldi. Ailem de evlenmemi istiyor. İşyerinden tanıştığım ve iki yıldır görüştüğüm, her yönüyle mükemmel bir kız var. Hemen her gün görüşüyoruz. Birbirimize tam açılamadık. Evlilikten konuşmadık. Ancak onun da beni istediğini biliyorum. Ben bu kızla evlenmek istiyorum. Fakat bu durumu kabullenmeyen ailem en büyük engel. Kızı ve ailesini tanıyorlar. “O kız olmaz” deyip, kesip atıyorlar. O kadar ileri gidiyorlar ki görüşmemizi bile istemiyorlar. Varsa yoksa “çöplükte biten gülden hayır gelmez” bununla başlayıp bununla bitiriyorlar. Ailesi kötü olabilir. Fakat kız çok mükemmel. Kızı tanımadan nasıl böyle yaparlar anlamıyorum? Ailemin bu ön yargısını nasıl kırabilirim? Ailemin bu durumundan dolayı kız benden soğursa ne hale düşerim? Ailemden habersiz kıza onu sevdiğimi ve her ne pahasına olursa olsun onunla mutlaka evleneceğimi söyleyeyim mi? Beni anlayın. Çok acı çekiyorum. İki arada kaldım. Bir tarafta vazgeçemeyeceğim dünyalar güzeli bir hayat arkadaşım olacak eş adayı. Diğer tarafta ise ailem. Hangi tarafı seçeceğime karar veremedim. Yardımınıza ihtiyacım var. ACI

Sevgili ACI çeken oğlum! “Aşk, davaya benzer, çile çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki” der aşkın üstadı Mevlana. Her aşkta acı vardır. Acı çektiğin belli. “Acıklı başta akıl olmaz.” sözü; senin durumundaki gibi büyük sıkıntılar yaşayan kişilerin mantık dışı işler yapabileceklerini anlatıyor.

Sevgili kardeşim! Sorularına sırasıyla cevap vereyim: Ailenin söylediği o söz doğrudur. Ailen tecrübelerine ve dine göre karar veriyorlar. “Çöplükte yetişen güllerden (çiçeklerden sakının) onlara değer vermeyin.” hadistir. Ayrıca Hz. Ömer’in sözü olarak da nakledilmiştir. (Aclunî, I/272). İyi bir çevrede yetişmemiş, bozuk bir ortamda, İslam’a aykırı gelenek, göreneklerle yetişmiş güzel kızla evlenmenin sakıncalarına dikkat çekilmiştir. Tersi de olabilir. Erkek de olabilir. Bu hadiste senin anladığın gibi soy-sop ayrımcılığı yapılmıyor. Bir kimseye yetiştiği çevrenin etkisinin olduğu anlatılıyor. İslam’da denkliğin temeli din ve ahlaktır. Ailen bu yönüyle o kızı ve ailesini denk bulmuyorlar. Ellerindeki ölçü: “Bir kadın dört şey için nikâhlanır: malı, nesebi, güzelliği veya dini için… Dindar olanı tercih edin ki, eliniz dert görmesin.” (Buharî, Nikâh, 15)

Bir başka konu: “Kız çok mükemmel” diyorsun. Neye göre mükemmel? Ölçün nedir? Yukarıdaki ölçüye uyuyor mu? Güzelliğin tek kriter kabul edildiği bir evlilik uzun ömürlü olmaz. “Ailemin ön yargısını nasıl kırabilirim?” derken sanki şifre kırmak gibi bir şey akla geliyor. Tecrübeli insanların yanılabileceğine inanıyorsun fakat kendini hatasız kabul ediyorsun. “Acaba yanılıyor olabilir miyim?” demen gerekmez mi? Şu aşamada kıza ümit vermen doğru olmaz. Önce ailenle anlaş, uzlaş ondan sonra kıza ümit ver. Bir insanın hayallerini çalmak doğru değildir. Hayatının baharındaki bir kıza hayal kırıklığı yaşatma. “Ben ondan vazgeçemem“ deme. Hayat bu, şimdiye kadar nelerden vazgeçmedik ki? Kalbini tekrar yokla. Aklına bir daha sor. Eğer sevginden emin isen mücadeleye devam et. Ailene olan saygını ve sevgini de muhafaza ederek yoluna devam edersin. Umarım ailen tanımak ve sevebilmek için güzel düşünerek bir adım atarlar ve bir daha durum değerlendirmesi yaparlar. Yapmaları da gerekir. Kıza tutulmuşsun. Onu çok seviyorsun. Fakat ailene rağmen iş yapmamanı tavsiye ederim. Aileni çiğneyip geçme. En hayırlısını istemen dileklerimle.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

05.04.2016 17:22