TAKİP ET

Aşkın yaşı yoktur

Sevgili Ümit Burcu, internetten yazılarını okuyorum. Güzel, hazır cevaplar veriyorsun. Benim de bir derdim var. Bu konuda bana da tavsiyelerde bulunabilir misin? Kendimi tanıtayım. Ben 67 yaşında dul bir erkeğim. 3 yıl önce eşimi kaybettim. Şu günlerde internette bir bayanla tanıştım. Yüz yüze de görüştük. Kendisiyle aşk yaşayabileceğim, anlaşabileceğim, beni ciddi seven ve anlayan bu bayanla evlenmek istiyorum. Fakat çocuklarım ve çevrem problem oluyorlar. İki kızım var, evliler. Oğlum da evli Türkiye’de yaşıyor. Oğlum: “Evlen baba” diyor. Damatlar ve kızlarım: “Bu yaştan sonra aşk-meşk olmaz. Otur evde, biz sana bakarız.” diyorlar. “Bu yaştan sonra seninle evlenmek isteyen kişi senin malın mülkün ve maaşın için evlenir. Aklını başına al” demeleri zoruma gidiyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Bunları nasıl ikna edeceğim? Yardımlarınızı bekliyorum. YAŞLI AŞIK

Sevgili İhtiyar Delikanlı,

En son diyeceğimi en başta diyeyim: “Evlen baba” hayırlı işte acele et. Evlen dedeciğim! Bende senin oğlanın kafasındanım. Oğlun senin halinden anlıyor. Kızlar anlamıyorlar. Anlamadıkları gibi evleneceğin hanımefendiye de su-i zan yapıyorlar.

Sevgili Dedeciğim,

Aşkın yaşı yoktur. Aşk yaşlanmaz. Senin aşkın; aşkın yükünü kaldırmaya cesaret edemeyen insanlara örnek olsun.

67 yaş… Artık her şeyi yaşamışsınız. Neyin ne olduğunun farkındasınız. Cesediniz, ruhunuz gibi aşkınız da olgunlaşmıştır artık.

Aşkınız; hırslardan, doyumsuzluklardan arınmış özüne dönmüştür artık.

67 yaşında ister kadın, isterse erkek olsun, karşı cins artık bir eş ve sevgiliden öte yoldaştır, arkadaştır, dosttur. Sevgilerinizi, duygularınızı, hatıralarınızı paylaşacak birisi olmadan hayatın anlamsızlığının farkındasınız. Çocuklarınız bunu fark etmiyorlar. Aranızdaki fark bu.

67 yaşındaki aşıklar: ”şefkatle severler birbirlerini. Cinsellikle değil…”

Hayatınızın ikinci baharında beraber çıktığınız yürüyüşün, içtiğiniz çayın ve beraber doldurduğunuz bulmacanın bile tadı bambaşkadır. Dahası dedeciğim olay şudur:

“Yaş 70 iş bitmiş„ değildir. Aşk, durgun, dingin bir okyanustur. Sakindir…

Sevgili dedeciğim,

Aşk yaşayanlar sadece gençler değil, yaşlılıkta da daha kaliteli aşk yaşanabilir.

Çoğu zaman gençler aşkı çabuk tüketiyorlar. Hızlı yaşıyorlar onu. Siz çay içer gibi süzerek yaşayın. Yaşlılıkta aşk yaşamak ayıp da değil, günah hiç değil. Aşkı yaşayamamak ayıp…

Senin aşkını anlamayanlara Aşık Veysel’in dediği gibi de: “ Güzelliğin on par’etmez. Bendeki bu aşk olmasa.”

Gazetelerde şöyle bir haber yayınlandı: “Çağımızın büyük yazarlarından biri olan Gabriel Garcia Marquez yakalandığı hastalık nedeniyle sağlık durumu kötüleşmiş ve inzivaya çekilme kararı almış, dostlarına bir veda mektubu göndermiş.

Mektubun bir bölümü özetle şöyle:

“Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı, aşk içinde yaşardım. Erkeklere yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanır. Ölmek üzere olan kişi; şunları daha çok yeseydim, daha güzel giysiler alsaydım demiyor. Sadece sevgiye doymadım diyor. Bu çok önemli bir itiraf bence.

Yaşımız kaç olursa olsun yüreğimizden aşık olmak ve aşkı yaşama istediğimizi çıkarttığımız zaman gerçek ölüm bu oluyor demek ki.

Tanrı hepimize 2 tane el vermiş tokalaşmak için, 2 tane ayak vermiş yürümek için, 2 tane kulak vermiş duymak için, 2 tane göz vermiş görmek için ama bir tane kalp vermiş. Neden mi? Diğerini gidip bulmamız için.

Gerçek aşk yalnızlıktan kurtulmak için sığınma değil, hiçbir menfaat düşünmeden birini sevmektir.

Son nefesine kadar aşktan ümidini kesmeyenlere duyurulur.”

Dedeciğim,

Sen ve evleneceğin aday, sarmaşık gibi birbirinize sarılıp, hayata tutunun. Sevmeyenlere, sevmeyi beceremeyenlere inat aşkın nasılını gösteriniz. Hasedinden çatlayan çatlasın. Allah sizi nazardan korusun.

Çevrene ve ailene anlayış diliyorum. Aşkına saygı duyuyor, ellerinden öpüyorum.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

14.10.2016 17:16