TAKİP ET

Şükür eğitimini çocuklarımıza ve çevremizdekilere nasıl verebiliriz?

Değerli Ümit Burcu, çocuklarıma ve çevremdeki çocuklara ve yetişkinlere baktığımda şükür yönünden eksik olduklarını görüyorum. Çok doyumsuz ve şükürsüz durumdalar. Keşke çocuklarımızı kadir kıymet bilir şekilde yetiştirebilsek. Keşke daha az tüketebilsek ve eldekilerle  mutlu olmasını bilebilsek ve çocuklarımıza da öğretebilsek… Reklamlar, akran baskısı, kültürel baskı ve biz anne babaların tutumları gibi nedenlerle gitgide artan oranlarda, objelere ve alışverişe bağımlı doyumsuz çocuklar yetiştirmeye başladık. Ben kendi evime bakıyorum; birisiyle oynanmadan diğeri alınan iki gün sonra krılıp çöpe atılan oyuncaklar ve bu oyuncaklar arasında kendisini kaybetmiş doyumsuz çocuklarım var. Daha çok isteyen değil, kanaat eden ve şükreden çocuklar yetiştirme konusunda tavsiyeleriniz nelerdir? BABA

Sevgili kardeşim duyarlılığınız ve çok isabetli tespitleriniz için teşekkür ederim. Dinin yarısı sabır, yarısı da şükür olduğuna göre bu konuda ne kadar dertli olsak yeridir.

Şükreden bir kul olmanın öneminden dolayı Peygamber (sav) Efendimiz sabah namazlarından sonra aşağıdaki duayı okumamızı emretmiştir.

Muaz radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem onun elinden tuttu ve:

“Muaz! Vallahi seni gerçekten seviyorum” buyurdu. Sonra sözüne şöyle devam etti:

“Muaz! Her namazdan sonra şu duayı mutlaka okumanı tavsiye ediyorum: Allahümme einnî ala zikrike ve şükrike ve hüsni ibadetik: Allahım! Seni anıp zikretmek, nimetine şükretmek, sana layık ibadet etmek için bana yardım eyle!.” (Ebu Davud, Vitir 26. Ayrıca bk. Nesaî, Sehv 60)

Siz de ailece böyle duaları evin değişik yerlerine asarak ezberleyip, çocuklarınıza da ezberletebilirsiniz.

Çocuklarımıza şükür kavramını öğretirken şunlara dikkat etmeliyiz:

Dua ve dini bilgiler öğretilirken öncelikle şükür kavramı öne çıkarılmalıdır.

Allah’ın verdiği nimetleri tek tek sayarak, hatta çocuğumuza saydırarak onlara şükretmek gerektiği günlük hayattan örneklerle anlatılmalıdır.

Kulağa hoş gelen, kısa ve kafiyeli sözlerden oluşan yemek ve uyku öncesi duaları öğretilirken şükürle ilgili dualara da yer verilmelidir. Birinci Söz’de geçen zikir, şükür ve fikir kafiyeli bir şekilde ezberletilip izahı yapılabilir.

Allah, Peygamber, Cennet, Cehennem ve ibadetler anlatılırken günlük hayattaki fırsatlardan yararlanılmalıdır.

Şükür konusunda özellikle yemek saatleri çok iyi değerlendirilmelidir. Sofraya konulan yiyeceklerden hareket ederek Allah’ın bize olan hediyelerine dikkat çekilir. Bunların bir yaratıcısı olduğu, bunların karşılığında bizden bir fiyat istiyor şeklinde anlatılabilir.

Her şeyi verenin, yaratanın, öldürüp diriltenin Allah olduğunu öğretelim. Vücudumuz ve her şeyimiz Allah’tandır, diyelim.

Kimlere hangi sebepten dolayı teşekkür etmemiz gerektiğini öğretelim. “Teşekkür ederim” “rica ederim” sözlerini ve kullanış yerlerini öğretelim.

En önemlisi de anne baba olarak bizim şükreden bir kul olduğumuzu çocuklarımızın görmeleri gerekir. Şükretmenin gerekliliğini sadece sözle değil, davranışlarımızla da çocuklarımıza gösterip, örnek olmalıyız.

“Eğer bu sabah sağ olarak uyanmış iseniz, dün ölen ”bir milyon” insandan daha şanslısınız.
Eğer bu sabah hastalıklı değilde, sağlıklı uyanmış iseniz şu anda hasta olan ”1 milyar” insandan daha şanslısınız.

Eğer, bir harp tehlikesi ile, işkence görmek ihtimali ile, sağ kalmak korkusu ile, karşı karşıya değilseniz ”500 milyon” insandan daha şanslısınız.

Eğer, buzdolabınızda yiyeceğiniz, üzerinizde elbiseniz, başınızı sokup uyuyabileceğiniz bir eviniz varsa dünyadaki ”3 milyar” insandan daha zenginsiniz…

Eğer, cebinizde veya bankanızda paranız varsa, dünyanın en imtiyazlı olan ”1 milyar” insanından birisiniz…

Eğer, bu yazıyı okuyabiliyorsanız demek ki okuma yazma bilmeyen ”yüz milyonlarca ” insandan biri değilsiniz…

Eğer, anneniz babanız sağ ise, eşiniz ve çocuklarınızla mesut bir aile iseniz, siz bu dünyadaki nadir insanlardan birisiniz..„ (her gün 1 yeni bilgi)

Fakat biz Ademoğlu veya Havva kızı, hep yukarılara bakarız. Gözümüz yükseklerdedir. Kendimizden mekan ve imkan  bakımından aşağılarda olanlara bakıp halimize şükretmeyiz. Bu özelliğimizden dolayı ayet ve hadislerde “nankör„  “zalim” ve “cahil” olarak nitelendirilmişiz.

Değerli kardeşim şükretmek; söylemesi dilimize kolay, kalbimize zordur.  Bu zor yolda çocuklarınızla beraber şükreden kullardan olmanız dileklerimle esen kalın.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

13.11.2016 18:38