TAKİP ET

Çocuklarımızı bayrama hazırlayalım ve onlara bayramı yaşatalım!             

Değerli Ümit Burcu, yaşadığımız Avrupa’da baskın Hristiyan kültürünün etkisinde çocuk yetiştirmenin zorluklarını biliyorsunuz. Dini günlerimizi ve özelikle de bayramlarımızı çocuklarımıza sevdirme adına neler yapabiliriz? Bu konudaki tavsiyelerinizi bekliyoruz. ANNELER ADINA SUEDA

Değerli kardeşim!

Bayramlar; çocukları kendi dünyamıza yaklaştırmak ve onları en iyi şekilde milli, manevi değerlere yönlendirmek  için önemli fırsatlardır. Bunu çok iyi değerlendirsek  milletimiz  adına da önemli bir hizmeti yerine getirmiş oluruz.

Çocuklar yaratılışları itibarıyla etkilenmeye açık varlıklardır. Özellikle küçük çocuklar için görsellik her şeydir. Ona kırmızı bir balonu anlatarak sevdiremezsiniz.

Madem ki çocuk için görsellik, hareket, merak çok önemlidir. Bayramda bunu biz bunu yakalamalıyız.

Bayramın güzelliğini anlatıp duracağımıza bayramın güzel yüzünü çocuklarımıza gösterelim. Sadece çocuklarımıza değil, başka din ve anlayıştan olan komşularımıza da göstermeliyiz.

Bu bakımdan bayramlarımız, çocukların dinî terbiyeleri ve dine ısınmaları için bulunmaz fırsatlardır.

Ailece bayrama hazırlanma, o manevî bayram atmosferi, ibadetlerde artış, sıklaşan ziyaretler, fakirlere yardım edilmesi, bayram günlerinde çocuklara gösterilen ihtimam ve sevgi, onlara küçük hediyeler verilmesi, çocukların bu vakitlerde büyük bir manevî haz yaşamasına yol açar. Küçük yaşlardan itibaren bu manevi duyguyu yaşayan çocukların, ruh dünyalarında önemli bir duygusal derinlik ve zenginlik kazanacakları gayet açıktır.

Hazreti Muhammed’in (sav) torunlarına ve çocuklara olan davranışları bize e en güzel örnek değil midir?  O’nun çocuk sevgisi konusunda bireylerin sevgilerini açığa vurmaları gerektiğini çeşitli misallerle yaşantısında gösterdiğini, çocuğu kucaklama, sevme, öpme ve okşamanın onlarda sevgi depolanmasına yol açtığını, bu sevginin kız, erkek ayrımı yapılmadan gerçekleştirilmesinin çocuğun gelişiminde önemli olduğunu bilmeliyiz.

Bayramlar başta olmak üzere, Hazreti Peygamberimizin çocuklara verdiği önemi en iyi şekilde kavrayalım. Çevremizdeki fakir, düşkün, öksüz ve yetim çocuklarımızın ellerinden tutarak sevindirmek, onları şefkat ve merhametle bağrımıza basmak, onların gelecekte yaşadığımız Avrupa’da topluma zararlı birer birey olmalarını önler ki; müslümanlık bilincinde olan her bireyin onlara sahip çıkmaları dini ve insani bir borçtur.

Avrupa’da sevgisiz ve ilgisiz büyüyen gençlerin nasıl bir boşluk içine düştüklerini, ilgi çekebilmek, fark edilmek için ne gibi yollara başvurduklarını sokaklarda hep birlikte görüyoruz.

Bayramlar millet olarak bizim dinimizin, kültürümüzün bir parçasıdır. Bir millet örf, adet, gelenekleri ve göreneklerine sahip çıkar, çocuklarına sevdirebilirse o zaman kendi kültürünü koruyabilir.

Bir millet ancak milli manevi değerleriyle vardır. Bunlarla ayakta kalabilir.

Yeni nesile bayram başta olmak üzere bu güzel geleneklerimizin birer  gereksiz törenler olmadığını öğretmeli, bunların kişilik kazanmış bir millet olmak adına ne kadar önemli olduğunu anlatmalıyız. Çünkü bunlar bizi  biz yapan değerlerdir.

Senin çocukluk yıllarında hangi davranışlar sana bayramları unutulmaz yapmışsa, aynı davranışlar senin  çocuğuna da bayramları unutulmaz yapacaktır.

Bu davranışların en başında hediyeler gelmektedir. Mademki insan yaratılışı hediye vereni ve hediye  alınan günü önemsiyor, unutmuyor. O zaman çocuklarımıza bol hediyeler vererek  bayramlarımızı unutulmaz kılalım.

“Nerde eski bayramlar?” nostaljisini çocuklarınıza da yaşatabilecek zenginlikte bir bayram geçirmenizi dilerim.

BİZE YAZIN:
e-mail: umitburcu@eurozaman.de
Adres: Sprendlinger Land Str. 107, 63069 Offenbach

07.09.2016 16:24