TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Çocuklar için haber

Sizce TV haberleri, olumsuz manada en fazla kimi etkiliyor? Elbette çocukları. Yetişkinlerin bile zihin dünyasını allak bullak ediyorsa, çocukları siz varın hesap edin.

Toplum psikolojisiyle TV yayınları arasında yakın bir ilişkiden sözedilebilir. Filmleri bir tarafa koyalım. Her gün TV ekranlarında boy gösteren şiddet, savaş, yıkım, kaza, afet gibi haberlere takıldığını düşünelim çocukların. Sonra da izah edemedikleri körpe dimağlarının nasıl ifsad edildiğini. Hem de farkında olmadan.

Haberlerdeki olayları, dünyada neler olup bittiğini anlamak çocukların da ihtiyacı. Peki bu ihtiyacı nasıl ve nereden giderecekler? Mesela savaş manzaraları, bombalanan mekânlar ve insanlar veya uçak kazasıyla yaşanan trajediler… Bunları uygun şekilde aktarabilmek pedagojik yaklaşımları gerekli kılıyor.

Türk kanallarında bu ihtiyacı karşılayacak, çocuklara yönelik dört başı mamur haber programları var mı bilmiyorum. Şimdiye kadar Alman kanalları formatında rastlamadım. Zaten sadece çocuklara yönelik değil, genel olarak Türk medyasında etik açıdan bir format bozukluğundan sözkonusu. Belki kitap hacminde değerlendirmelerle işlenebilecek ayrı bir mevzu.

Bazı Alman kanallarında neuneinhalb (ARD) ve logo! (ZDF) gibi çocukların yaşına uygun yayın yapan haber programları var. Ayrıca radyo ve internette de yayınlanan programları çocukların seyretmesi için uygun zamanlar seçiliyor. Ufak çocuklarda bilgi kaynağı ilk etapta ebeveynler olsa da, biraz daha büyük çocuklarda zamanla TV, internet, radyo ve diğer aile bireyleri ile arkadaşları da önem kazanıyor.

İnternet ve akıllı telefon (smartphone) çağında dünyada cereyan eden hadiselerden istesek de çocukları uzak tutamayız. Öyleyse yetişkinlerinkinden farklı olarak çocukların bilgi ve haber ihtiyacını karşılamak üzere yukarıda sözü edilen Alman kanalları ne sunuyor, bir bakalım.

Konuyla ilgili piyasada bolca yayın var. Klett yayınlarından çıkan “Umgang mit Medien” (Medyayı yerinde kullanma) başlıklı kitapta çocuk haberlerinde dikkat edilmesi gereken noktalar ana hatlarıyla şöyle sıralanıyor: Çocukların anlayacağı bir dil ve tasarımla, yani basit ve anlaşılır grafiklerle bilgilerin sunulması, savaş ve çatışmalarla ilgili konularda farklı argüman ve görüşlerin verilmesi, çocukları günlük hayatlarında ilgilendirebilecek konuların seçilmesi, önemli kavramların açıklanması, röportajlarla çocukların düşüncelerine de yer verilmesi, kriz ve felaket haberleri verilirken travma geçiren, yaralı ve ölen insanların görüntülerinin yayınlanmaması, ümit verici ve pozitif bakış açılarının öne çıkarılması, gereksiz duygusal görüntülerden kaçınılması, spekülatif haberlere yer verilmemesi, soru sormaları ve yorumlarda bulunabilmeleri için çocuklara da fırsat verilmesi.

‘Norm’ milleti Almanlar (aslında gelişmiş toplumlar) bu alanda da makul bir çerçeveye oturtmuş meseleyi. Ya bizler? Hep zihin kirliliğinden, ahlaki yozlaşmadan şikâyet ederiz. Ederiz de çocuklarımızı potansiyel tehlikelerden koruma adına hangi samimi girişimlerde bulunuruz? TV ve diğer elektronik cihazların tüketiminde istifadeyle birlikte daha dengeli bir yol tutturuyoruz? Her ebeveynin kafa yorması ve alternatif çözüm üretmesi gereken önemli hususlar.

Eğer Türk televizyon kanallarındaki haberler süzgeçten geçirilmeden veya hiçbir etik kural tanımadan sunuluyorsa, hatta sürekli duygu sömürüsü yapılıyor, algıya yönelik yalan haberler üretiliyorsa, hem çocuklarımızı bunlardan uzak tutmak hem de alternatif haber kaynakları oluşturmaktan başka çare yok. Önümüze konulan her şeyi tüketmek zorunda da değiliz. Ruh sağlığını korumak istiyorsanız siz siz olun bu formattaki haberlerden sakının… Bizden hatırlatması.

27.07.2015 11:40